Birleşmiş Milletler, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'dan çekilmesi gerektiğini bildirdi. BM yetkilileri, uluslararası hukuka göre işgalin yasadışı olduğunu ve derhal sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Açıklama, bölgede artan gerilim ve yerleşim faaliyetlerinin uluslararası toplumda yarattığı endişe ortamında geldi. BM, İsrail'in 1967'den bu yana süren işgalinin Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ihlal ettiğini belirtti.
BM'nin Açıklamasının Arka Planı
Birleşmiş Milletler'in bu açıklaması, uzun süredir devam eden İsrail-Filistin çatışmasının son halkalarından biri. BM Güvenlik Konseyi'nin 242 ve 338 sayılı kararları, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesini ve bölgede adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesini öngörüyor. Ancak yıllar içinde İsrail, Batı Şeria'da yerleşim birimlerini genişletmeye devam etti. Uluslararası Adalet Divanı'nın 2004 yılındaki danışma görüşü de yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu teyit etmişti. BM'nin son açıklaması, bu kararlara atıfla İsrail'in yükümlülüklerini hatırlatıyor.
BM Genel Sekreteri'nin sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki varlığı uluslararası hukuka aykırıdır ve bu işgal sona ermelidir" ifadelerini kullandı. Sözcü, tüm taraflara uluslararası hukuka saygı gösterme çağrısı yaparak, sivil halkın korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Açıklamada ayrıca, son dönemde artan yerleşimci şiddeti ve Filistinlilere yönelik saldırılar kınandı.
İsrail hükümeti ise BM'nin açıklamasına sert tepki gösterdi. İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, "BM'nin önyargılı tutumu kabul edilemez. Batı Şeria, Yahudi halkının tarihi vatanının ayrılmaz bir parçasıdır" denildi. İsrail, güvenlik gerekçeleriyle bölgede kalmaya devam edeceğini belirtti. ABD yönetimi ise konuya ilişkin temkinli bir açıklama yaparak, tarafları diyaloğa davet etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BM'nin bu açıklaması, Orta Doğu'da artan tansiyonun bir yansıması. Son aylarda Batı Şeria'da İsrail güçleri ile Filistinliler arasında çatışmalar yoğunlaştı. Gazze'deki insani kriz de uluslararası kamuoyunun dikkatini bölgeye çekmiş durumda. BM'nin çağrısı, Filistin yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, "Bu açıklama, uluslararası hukukun üstünlüğünün bir göstergesidir. İsrail derhal işgali sonlandırmalıdır" dedi.
Avrupa Birliği de benzer bir pozisyon alarak, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini kınadı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, "İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yerleşimleri, iki devletli çözümü imkansız hale getiriyor" uyarısında bulundu. Ancak AB'nin somut yaptırım konusunda isteksiz olduğu biliniyor. Rusya ve Çin ise BM'nin açıklamasını destekleyerek, İsrail'e baskı yapılması gerektiğini savundu.
Uluslararası Kızılhaç Örgütü, bölgedeki insani durumun kötüleştiğine dikkat çekerek, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlandığını ve ekonomik sıkıntıların arttığını rapor etti. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Batı Şeria'da 2023 yılında yüzlerce Filistinlinin yerinden edildiğini açıkladı. Yerleşimci şiddeti nedeniyle birçok Filistinli köyünü terk etmek zorunda kaldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekleyen ve İsrail'in işgal politikalarını eleştiren bir ülke. BM'nin son açıklaması, Türkiye'nin uluslararası platformlardaki tezlerini güçlendiriyor. Ankara, iki devletli çözümün tek geçerli yol olduğunu savunuyor ve İsrail'e yönelik uluslararası baskının artırılması gerektiğini vurguluyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü pekiştirebilir. Ancak Türkiye-İsrail ilişkileri son dönemde normalleşme sürecindeydi; bu açıklama, ilişkilerde yeni bir gerilim yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ve ticaret açısından bölgesel istikrara ihtiyacı var. Batı Şeria'daki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, BM kararlarının uygulanması için diplomatik girişimlerini sürdürecektir.