Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), 4 Ekim 2024 itibarıyla İsrail'in devam eden askeri faaliyetlerine rağmen son 16 saat içinde herhangi bir hava saldırısı tespit edilmediğini duyurdu. Örgütün sözcüsü Andrea Tenenti, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail ordusunun kara birliklerinin sınır bölgesinde konuşlu olduğunu, ancak hava hareketliliğinin geçici olarak durduğunu belirtti. Gözlemciler, bu sessizliğin teknik bir kesinti mi yoksa taktik bir değişikliğin habercisi mi olduğunu tartışıyor.
Gelişmenin arka planı
UNIFIL, 1978'den bu yana Lübnan-İsrail sınırını izliyor ve İsrail'in 23 Eylül 2024'te başlattığı kapsamlı hava operasyonlarından bu yana yoğun saldırı raporları alıyordu. Gözlemci kaynaklara göre, son 16 saatlik sessizlik döneminde İsrail'in Hizbullah hedeflerine yönelik topçu atışları ve insansız hava aracı (İHA) uçuşları devam etti. Uzmanlar, hava saldırılarındaki duraklamanın, İsrail'in kuzey cephesinde yeniden konuşlanma veya diplomatik girişimlere zemin hazırlama amaçlı olabileceğini belirtiyor. Öte yandan Lübnanlı yetkililer, sivil kayıpların artmasından endişe duyduklarını ifade ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bölgedeki gerginlik, ABD ve Fransa'nın arabuluculuk çabalarını hızlandırdı. Washington yönetimi, İsrail ile Hizbullah arasında 2006'dan bu yana en ciddi çatışmaların yaşandığı bu dönemde, 1701 sayılı BM Kararı'nın tam olarak uygulanmasını talep ediyor. Paris ise Lübnan'a askeri yardım sevkiyatını durdurma kararı aldı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın son konuşmasında 'beklenmedik bir tepki' sinyali vermesi, çatışmaların genişleme riskini artırıyor. İran'ın dolaylı desteğiyle hareket eden örgüt, İsrail'in kuzeyindeki yerleşimlere roket saldırılarını sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Krizin derinleşmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliğini ve sınır güvenliğini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Ankara, hem Lübnan'daki Türk vatandaşlarının tahliyesi hem de BM Barış Gücü'ne verdiği desteği sürdürüyor. Dışişleri Bakanlığı, 'bölgesel barışın korunması' çağrısında bulunurken, İsrail ile artan ticari ilişkiler ve enerji iş birliği projeleri tehdit altında. Uzmanlar, Türkiye'nin İran ve Hizbullah ile olan dengeli tutumunun, bu krizde arabuluculuk rolü üstlenmesine olanak sağlayabileceğini belirtiyor.