Birleşmiş Milletler İnsani Yardımlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tom Fletcher, Gazze Şeridi’nde devam eden insani krize ilişkin yaptığı açıklamada, bölge halkının 'onurunun iade edilmesi' gerektiğini vurguladı. Fletcher, 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından insani yardımların akışında belirgin bir iyileşme olduğunu kabul etmekle birlikte, bunun yeterli olmadığını ve kalıcı bir çözüm için siyasi irade gerektiğini belirtti. BM yetkilisi, Gazze’deki 2,3 milyon insanın temel ihtiyaçlara erişiminin hala sınırlı olduğuna dikkat çekti.
Ateşkes Sonrası Yardım Akışı Arttı Ama Yeterli Değil
Fletcher, İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasının ardından Gazze’ye giren insani yardım miktarında önemli bir artış kaydedildiğini doğruladı. BM verilerine göre, ateşkesin ilk haftasında günlük ortalama 300 yardım tırı bölgeye giriş yaparken, bu sayı daha önce ortalama 50-60 seviyesindeydi. Ancak Fletcher, bu artışın yalnızca 'bir başlangıç' olduğunu ve Gazze halkının acil ihtiyaçlarının karşılanması için çok daha fazlasının yapılması gerektiğini söyledi. 'Ateşkes, siyasi bir çözüm için bir fırsat penceresi açtı. Ancak bu fırsatı değerlendirmezsek, insani kriz daha da derinleşecek' dedi.
Gazze’deki durumun vahametine dikkat çeken BM yetkilisi, nüfusun yüzde 80’inden fazlasının gıda, su ve sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşadığını belirtti. Altyapının büyük ölçüde tahrip olduğu bölgede, çocukların yetersiz beslenme oranının alarm verici seviyelere ulaştığı belirtiliyor. Dünya Gıda Programı’na göre, Gazze’deki çocukların yaklaşık yüzde 30’u akut yetersiz beslenme ile karşı karşıya.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Siyasi Çözüm Şart
Fletcher, sadece insani yardımın değil, aynı zamanda siyasi iradenin de önemine vurgu yaparak, 'Askıya alınan bir kriz değil, kalıcı bir barış istiyoruz' ifadelerini kullandı. BM yetkilisi, uluslararası toplumun Gazze’deki yeniden inşa sürecine odaklanması gerektiğini belirtti. Şu anda Gazze’de barınma, eğitim ve sağlık altyapısının neredeyse tamamen yok olduğu tahmin ediliyor. Dünya Bankası’nın Ocak 2025 raporuna göre, Gazze’deki yıkımın maliyeti 30 milyar doları aşarken, yeniden inşa sürecinin yıllar alacağı öngörülüyor.
Ateşkesin korunması ve kalıcı bir barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun baskısı devam ediyor. Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda süren müzakerelerde, esir takası ve kalıcı ateşkes konularında ilerleme kaydedilmeye çalışılıyor. Ancak analistler, İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi ve Hamas’ın silahsızlandırılması gibi konularda taraflar arasında derin görüş ayrılıkları olduğunu ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze’deki insani kriz, Türkiye’nin bölgesel aktör olarak etkinliğini artırması için bir fırsat sunuyor. Türkiye, daha önce olduğu gibi insani yardımlarını sürdürme ve ateşkesin kalıcı hale gelmesi için diplomatik girişimlerde bulunma potansiyeline sahip. Ayrıca, Gazze’nin yeniden inşasında Türk müteahhitlik firmaları ve sivil toplum kuruluşları önemli roller üstlenebilir. Ancak bu durum, İsrail ile ilişkilerin seyrine bağlı olarak şekillenecek. Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destek, kamuoyunda olumlu karşılanırken, bölgede istikrarın sağlanması Ankara’nın Orta Doğu politikasının öncelikleri arasında yer alıyor.