Birleşmiş Milletler'in nükleer gözlemcisi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'dan nükleer stokuna ilişkin detaylı bilgi talep eden bir kararı yürürlüğe koydu. Ajansın yayımladığı bildiride, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve stok miktarları konusunda şeffaflık sağlaması gerektiği vurgulanırken, İran yönetimi bu kararı 'siyasi amaçlı' olarak nitelendirerek tepki gösterdi. IAEA Yönetim Kurulu'nda alınan karar, ABD ve Avrupalı müttefiklerinin desteğiyle kabul edilirken, İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada bu adımın 'müzakerelere zarar vereceğini' ve ateşkes görüşmelerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
IAEA Kararının Arka Planı
IAEA'nın talebi, İran'ın 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) kapsamında taahhüt ettiği yükümlülükleri yerine getirmediği iddialarına dayanıyor. Ajans, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkardığını ve bu oranın silah sınıfı üretime oldukça yakın olduğunu raporlamıştı. Ayrıca, İran'ın Natanz ve Fordow tesislerindeki faaliyetlerine dair şeffaflık eksikliği bulunduğu kaydediliyor. IAEA Başkanı Rafael Grossi, Tahran'ın işbirliği yapmaması halinde dosyanın BM Güvenlik Konseyi'ne taşınabileceği uyarısında bulundu. Öte yandan, İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, ülkesinin sivil nükleer programını sürdürme hakkına sahip olduğunu savunarak, 'siyasi baskıların teknik meselelere karıştırılmaması gerektiğini' ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gelişme, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir askeri müdahale senaryolarını yeniden gündeme taşıdı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasının 'kabul edilemez' olduğunu yineleyerek, uluslararası toplumu daha sert yaptırımlar uygulamaya çağırdı. Körfez ülkeleri ise endişelerini dile getirirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, bölgede nükleer silahlanma yarışının tetiklenmesinden kaçınılması gerektiğini vurguladı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'diplomatik çözümün hala masada olduğu' ancak İran'ın işbirliği yapmaması halinde 'alternatif seçeneklerin de değerlendirileceği' ifade edildi. Rusya ve Çin ise IAEA kararına karşı çıkarak, müzakerelerin devam etmesi gerektiğini savundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'ın nükleer programı konusunda uzun süredir dengeli bir tutum izliyor. Ankara, Tahran'ın sivil nükleer haklarını tanırken, bölgede nükleer silahlanmanın yaratacağı güvenlik risklerine de dikkat çekiyor. IAEA'nın bu kararı, Türkiye'nin enerji ihtiyacı ve komşusu İran'la olan ticari ilişkileri açısından önem taşıyor. Olası bir yaptırım süreci, Türkiye-İran arasındaki doğal gaz ve petrol ticaretini etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın nükleer faaliyetlerinin tırmanması, Suriye ve Irak'taki istikrarı da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin, hem Batı ittifakı içindeki konumunu hem de bölgesel çıkarlarını gözeterek, diplomatik çözüm yollarını desteklemesi bekleniyor.