Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, dünya genelinde her üç kişiden biri sağlıklı bir diyeti karşılayamıyor. 2025 yılı itibarıyla küresel açlık oranı üst üste üçüncü yıl düşüş gösterse de, 2,69 milyar insanın yeterli beslenmeye erişemediği belirtiliyor. Rapor, özellikle meyve, sebze ve süt ürünlerinin yüksek maliyetinin sağlıklı beslenmenin önündeki en büyük engel olduğuna dikkat çekiyor.
Küresel açlık azalıyor, ancak beslenme krizi derinleşiyor
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) iş birliğiyle hazırlanan rapor, 2025 yılında açlıkla mücadelede olumlu bir eğilim olduğunu ancak bunun sağlıklı beslenme hedeflerine ulaşmak için yeterli olmadığını ortaya koyuyor. 2024’te 733 milyon olan kronik açlık çeken nüfus, 2025’te 700 milyonun altına düşerken, sağlıklı beslenme maliyeti ise düşük gelirli ülkelerde hâlâ günlük kişi başı 3,50 doların üzerinde seyrediyor. Bu miktar, düşük gelirli bir ailenin gıda bütçesinin iki katından fazla.
Raporda, sağlıklı beslenmenin tanımı için “gıda güvenliği ve besin kalitesi” kriterleri kullanıldı. Buna göre, günlük enerji ihtiyacını karşılayan, ancak temel vitamin ve minerallerden yoksun aşırı işlenmiş gıdalar sağlıklı kabul edilmiyor. Örneğin, Afrika ve Güney Asya’da yaşayan insanların %60’ından fazlası, birkaç temel besin grubunu bile içeren bir diyeti haftada bir kez olsun tüketemiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Sağlıklı beslenme maliyeti, bölgelere göre büyük farklılıklar gösteriyor. Kuzey Amerika ve Avrupa’da günlük ortalama 2,50 dolar olan maliyet, Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’da 4-5 dolara kadar çıkıyor. Bu bölgelerde meyve, sebze ve süt ürünlerine erişim, yetersiz tarım politikaları ve altyapı eksiklikleri nedeniyle sınırlı. Ayrıca iklim değişikliğinin tarım üretimini olumsuz etkilemesi, gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Uzmanlar, 2030 yılına kadar herkes için yeterli ve sağlıklı gıda erişimini sağlamayı hedefleyen BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin (SKH) mevcut hızda gerçekleşmesinin mümkün olmadığını vurguluyor.
Raporda, çözüm için hükümetlerin tarım sübvansiyonlarını yeniden düzenlemesi, taze gıda tedarik zincirlerini iyileştirmesi ve gıda okuryazarlığı programlarına yatırım yapması öneriliyor. Ayrıca ultra işlenmiş gıdalar üzerinde vergi artırımı gibi politikaların da sağlıklı beslenmeyi teşvik edebileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gıda enflasyonu ve ithalata bağımlı tarım ürünleri nedeniyle sağlıklı beslenme maliyetiyle mücadele eden ülkeler arasında. BM raporu, Türkiye’nin meyve-sebze üretiminde potansiyeli olsa da, gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların dar gelirli kesimleri olumsuz etkilediğini gösteriyor. Özellikle süt ürünleri ve et fiyatlarındaki yükseliş, beslenme kalitesini düşürüyor. Türkiye’nin tarım politikalarını gözden geçirmesi, yerel üretimi desteklemesi ve gıda kaybını azaltması, hem sağlıklı beslenmeyi yaygınlaştırmak hem de küresel gıda krizine karşı dayanıklılığı artırmak için kritik önem taşıyor. Ayrıca, bölgesel iş birlikleriyle gıda tedarik zincirlerini güçlendirmek, Türkiye’nin enerji ve iklim krizleri bağlamında stratejik çıkarlarına da hizmet edecektir.