Birleşmiş Milletler (BM) gıda kuruluşları, önümüzdeki aylarda şiddetli El Niño iklim koşullarının tetikleyeceği kuraklık, sel ve fırtınalardan etkilenmesi beklenen 8,8 milyon kişiyi korumak için 260 milyon dolar acil fon talebinde bulundu. Dünya Gıda Programı (WFP), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve diğer BM ajansları tarafından ortaklaşa yapılan çağrı, özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki kırılgan ülkeleri hedef alıyor. BM yetkilileri, El Niño kaynaklı aşırı hava olaylarının gıda güvenliğini tehdit edeceğini ve insani krizleri derinleştireceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
El Niño, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan doğal bir iklim döngüsüdür. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), bu yılın ikinci yarısında El Niño'nun güçlenerek aşırı hava olaylarına yol açma olasılığının yüksek olduğunu duyurdu. Geçmiş El Niño dönemlerinde Avustralya'da yıkıcı orman yangınları, Güneydoğu Asya'da kuraklık, Doğu Afrika'da ise seller yaşanmıştı. BM, bu kez hazırlıklı olunmazsa milyonlarca insanın açlık ve yerinden edilme riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunuyor.
BM gıda kuruluşlarının yayımladığı ortak raporda, fonun büyük kısmının kuraklığa dayanıklı tohum dağıtımı, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, su yönetimi projeleri ve acil gıda yardımı için kullanılacağı belirtiliyor. Özellikle Pasifik adaları, Timor-Leste, Papua Yeni Gine ve Myanmar gibi kırılgan ekonomilerde yaşayan toplulukların korunması hedefleniyor. WFP'nin Asya-Pasifik direktörü John Aylieff, "Bu fon olmadan, El Niño'nun etkileri bölgede yıllardır kazanılan kalkınma başarılarını silebilir" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
El Niño etkileri, Asya-Pasifik bölgesiyle sınırlı kalmayacak. Küresel iklim sistemini etkileyen bu olgu, Latin Amerika'da aşırı yağışlara, Afrika'da ise kuraklığa neden olabiliyor. BM verilerine göre, El Niño dönemlerinde küresel gıda fiyatları yükseliyor ve milyonlarca insan yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya kalıyor. 2015-2016'daki güçlü El Niño, 60 milyondan fazla insanı etkilemişti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin El Niño etkilerini daha da şiddetlendirebileceğini vurguluyor.
BM'nin çağrısına ilk yanıt veren ülkeler arasında Japonya ve İngiltere bulunuyor. Ancak hedef fonun yalnızca %15'i şu ana kadar taahhüt edilmiş durumda. İklim finansmanı ve insani yardım bütçelerindeki kesintiler, BM kuruluşlarının hazırlık çalışmalarını zorlaştırıyor. Sivil toplum örgütleri, zengin ülkeleri iklim krizine karşı daha fazla sorumluluk almaya çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, El Niño'nun doğrudan etki alanı dışında kalsa da, küresel gıda fiyatlarındaki olası artış ve tedarik zincirindeki aksamalar ülke ekonomisini dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle Türkiye'nin tahıl ithalatında bağımlı olduğu Rusya ve Ukrayna'daki üretim, El Niño kaynaklı hava olaylarından etkilenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika ve Asya'daki insani yardım programları, BM çağrısına destek vererek uluslararası prestijini artırabilir. Bölgesel bir güç olarak Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede proaktif rol üstlenmeli ve kırılgan ülkelere yönelik yardımlarını sürdürmelidir.