Birleşmiş Milletler'in (BM) yeni Genel Sekreteri'ni belirlemek için yürütülen seçim süreci hız kazandı. Görev süresi 2026 sonunda dolacak olan mevcut Genel Sekreter António Guterres'in koltuğuna oturmak isteyen sekiz aday resmen yarışta. Adaylar arasında beş kadın ismin bulunması, BM tarihinde bir ilk olma potansiyeli taşıyor. 80 yıllık BM tarihinde henüz bir kadın Genel Sekreter görev yapmadı.
Adaylar ve Süreç Nasıl İşliyor?
BM Genel Sekreteri, 193 üyeli Genel Kurul'un tavsiyesi üzerine Güvenlik Konseyi tarafından atanıyor. Ancak pratikte belirleyici olan, Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) vetosu. Bu nedenle adayların özellikle bu ülkeler nezdinde kabul görmesi gerekiyor. Seçim süreci, geleneksel olarak kapalı kapılar ardında yürütülse de son yıllarda sivil toplum kuruluşlarının baskısıyla daha şeffaf hale getirilmeye çalışılıyor.
Adaylar arasında öne çıkan isimler şöyle:
- Mia Mottley: Barbados Başbakanı. İklim değişikliğiyle mücadelede küresel bir ses haline gelen Mottley, küçük ada devletlerinin temsilcisi olarak dikkat çekiyor. Reform çağrılarıyla tanınıyor.
- Rebeca Grynspan: Kosta Rikalı ekonomist ve BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri. Latin Amerika'nın adayı olarak öne çıkıyor. Uluslararası ekonomik kurumlardaki deneyimi güçlü.
- Amina J. Mohammed: Nijeryalı diplomat, şu an BM Genel Sekreter Yardımcısı. Guterres'in ekibinde yer alıyor ve Afrika grubunun desteğini alabilir. Daha önce Nijerya Çevre Bakanlığı yaptı.
- Michelle Bachelet: Şili eski Devlet Başkanı ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri. İki dönem devlet başkanlığı yapmış deneyimli bir siyasetçi. Kadın hakları ve insan hakları alanında tanınıyor.
- Ngozi Okonjo-Iweala: Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Genel Direktörü. Nijeryalı ekonomist, uluslararası finans kurumlarında üst düzey görevlerde bulundu. Ancak şu anki WTO görevi nedeniyle adaylığı tartışmalı.
Erkek adaylar arasında ise eski Guatemala Devlet Başkanı Kevin Casas-Zamora, Uluslararası Göç Örgütü Genel Direktörü António Vitorino ve eski Bolivya Devlet Başkanı Jorge Quiroga bulunuyor. Aday listesi kesinleşmiş değil; önümüzdeki aylarda yeni isimlerin eklenmesi bekleniyor.
Küresel Dengeler ve Seçim Dinamikleri
BM Genel Sekreterliği seçimi, büyük güçler arasındaki nüfuz mücadelesinin bir yansıması. Geleneksel olarak bu görev, coğrafi rotasyon ilkesiyle farklı bölgelere dağıtılıyor. Son iki Genel Sekreter (Ban Ki-moon ve António Guterres) Asya ve Batı Avrupa'dan gelmişti. Şimdi sıranın Doğu Avrupa veya Latin Amerika'da olduğu konuşuluyor. Ancak Afrika grubu da güçlü bir aday çıkarabilir.
Beş kadın adayın varlığı, BM'nin toplumsal cinsiyet eşitliği taahhüdü açısından önemli bir sınav. Sivil toplum örgütleri, "Bir Kadın Genel Sekreter" kampanyasıyla uzun süredir baskı yapıyor. Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasında kadın adaya sıcak bakmayan ülkelerin olduğu biliniyor. Özellikle Rusya ve Çin'in, Batı yanlısı olarak gördükleri bazı kadın adaylara mesafeli olduğu belirtiliyor.
Seçim takvimi henüz netleşmedi. BM kurallarına göre Genel Kurul, Güvenlik Konseyi'nin tavsiyesini aldıktan sonra atamayı onaylıyor. 2026 yılındaki Genel Kurul oturumunda nihai kararın verilmesi bekleniyor. Adayların destek toplamak için önümüzdeki aylarda yoğun diplomasi yürütmesi kaçınılmaz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM Genel Sekreterliği seçiminde belirleyici bir role sahip olmasa da, yeni Genel Sekreter'in kimliği Türk dış politikasını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, BM reformu ve Güvenlik Konseyi'nin genişletilmesi konusunda uzun süredir aktif bir politika izliyor. "Dünya beşten büyüktür" söylemiyle ifade edilen bu pozisyon, yeni Genel Sekreter'in reform yanlısı olup olmamasına göre şekillenecek. Ayrıca Suriye, Filistin, Kıbrıs ve Karabağ gibi konularda BM'nin tutumu Türkiye için kritik. Kadın bir Genel Sekreter'in seçilmesi, BM'nin kurumsal imajı ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından olumlu bir adım olur; ancak Türkiye'nin önceliği, kendi bölgesel çıkarlarını gözeten ve çok taraflılığı güçlendiren bir liderin göreve gelmesi.