Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Körfez bölgesinde son günlerde tırmanışa geçen askeri saldırılara ilişkin acil bir çağrı yaparak, tarafları derhal ateşkese ve gerilimi düşürücü adımlara davet etti. Guterres, yayımladığı yazılı açıklamada, bölgedeki sivil kayıpların ve altyapıya yönelik saldırıların durdurulması gerektiğini vurguladı. Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşılık Riyad liderliğindeki koalisyonun Sanaa'ya yoğun hava operasyonları düzenlediği belirtiliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Son haftalarda Körfez'de gerilim yeniden tırmanmaya başladı. Yemen'deki iç savaşta Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik saldırılarını artırması üzerine Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Husilerin kontrolündeki bölgelere yoğun hava saldırıları başlattı. Saldırılarda başkent Sanaa dahil birçok noktada sivil yerleşimlerin vurulduğu ve çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği bildiriliyor. BM Genel Sekreteri, bu durumun bölgesel barış ve güvenlik açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısında bulundu. Husilerin son haftalarda Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine onlarca insansız hava aracı ve balistik füze fırlattığı, Suudi hava savunma sistemlerinin bu saldırıların çoğunu engellediği ancak bazı mermilerin yerleşim yerlerine isabet ettiği ifade ediliyor. Öte yandan, Suudi koalisyonunun Yemen'deki hava operasyonlarında Husilere ait askeri depoların hedef alındığı ancak sivil kayıpların da yaşandığı raporlara yansıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Körfez'deki tırmanış, sadece Yemen ve Suudi Arabistan'ı değil, tüm Orta Doğu'yu etkileyen güvenlik krizlerini beraberinde getiriyor. İran'ın Husilere verdiği askeri destek, bölgedeki vekalet savaşını derinleştiriyor. ABD ve Avrupa Birliği, Suudi Arabistan'ın yanında yer alırken, Rusya ve Çin ise soruna diplomatik çözüm bulunması çağrısında bulunuyor. BM'nin arabuluculuk çabaları şu ana kadar kalıcı bir ateşkes sağlamış değil. Enerji piyasalarında da endişe yaratan bu durum, petrol fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Uzmanlar, çatışmanın daha da yayılması halinde küresel enerji arz güvenliğinin tehlikeye girebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Körfez bölgesindeki gerilim, Türkiye'nin dış politika dengelerini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, bir yandan Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini normalleştirme çabası içindeyken, diğer yandan Yemen'deki insani krize duyarsız kalmıyor. Bu çatışmanın tırmanması, Katar ve Umman gibi bölgesel aktörlerle Türkiye'nin ticari ve diplomatik ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için ek maliyet anlamına geliyor. Türkiye'nin, BM çatısı altında kalıcı bir ateşkes için arabuluculuk yapması bölgesel istikrar açısından önem taşıyor.