Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 25 Temmuz Cumartesi günü Suriye'nin başkenti Şam'a ayak bastı. Bu ziyaret, 2009 yılından bu yana görevdeki bir BM Genel Sekreteri'nin Suriye'ye yaptığı ilk resmi temas olma özelliğini taşıyor. Guterres'in ziyareti, yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği ve milyonlarca kişinin yerinden edildiği yıkıcı iç savaşın ardından uluslararası toplumun Suriye'ye yeniden odaklanması açısından sembolik bir önem arz ediyor.
Ziyaretin Arka Planı ve Amaçları
Birleşmiş Milletler'in en üst düzey yetkilisi Guterres, Suriye ziyaretine başkent Şam'dan başladı. Ziyaretin ana gündem maddesini, ülkede devam eden insani kriz ve siyasi çözüm arayışları oluşturuyor. Guterres, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile bir araya gelerek, ülkedeki son durumu ve Birleşmiş Milletler'in insani yardım çalışmalarını ele alması bekleniyor. Guterres'in ayrıca Suriye'deki yerinden edilmiş kişiler ve mülteciler için uluslararası desteğin artırılması çağrısında bulunması öngörülüyor.
2011 yılında başlayan iç savaş, Suriye'deki altyapıyı büyük ölçüde tahrip etti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalar nedeniyle yarım milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Savaş aynı zamanda bölgenin en büyük insani felaketlerinden birine yol açtı; 13 milyondan fazla Suriyeli ülke içinde yerinden edildi veya komşu ülkelere sığındı. Türkiye, yaklaşık 3,6 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaparak bu krizde en büyük yükü üstlenen ülkelerin başında geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Guterres'in ziyareti, Suriye'deki savaşın bölgesel ve küresel dengeler üzerinde hâlâ derin etkileri olduğu bir döneme denk geliyor. Suriye'deki durum, Rusya, İran, Türkiye, ABD ve Körfez ülkeleri gibi birçok aktörün dolaylı veya doğrudan dahil olduğu karmaşık bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Birleşmiş Milletler, ülkedeki siyasi geçiş sürecini koordine etmek için 2254 sayılı Güvenlik Konseyi kararını temel alan bir yol haritası izliyor. Bu yol haritası, anayasa reformu ve serbest seçimlerin yapılmasını öngörüyor.
Ancak, siyasi çözüm süreci uzun süredir tıkanmış durumda. Taraflar arasındaki güven eksikliği ve dış güçlerin çıkar çatışmaları, müzakerelerin ilerlemesini engelliyor. Guterres'in ziyareti, taraflara barış sürecine yeniden ivme kazandırma çağrısı olarak yorumlanıyor. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilere göre, Suriye'de 2024 yılında 16,7 milyon insanın insani yardıma ihtiyacı bulunuyor. Bu rakam, ülke nüfusunun yaklaşık dörtte üçüne tekabül ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu ziyaret, Türkiye'nin Suriye politikası açısından yakından takip edilen bir gelişme. Türkiye, sınır güvenliğini tehdit eden terör unsurlarına karşı mücadele ve mülteci krizinin yükünün paylaşılması konularında uluslararası toplumdan daha fazla destek bekliyor. Guterres'in Şam ziyareti, Suriye'deki siyasi çözümün BM öncülüğünde ilerlemesi halinde Türkiye'nin de bu sürece dahil olabileceği beklentisini güçlendiriyor. Öte yandan, ziyaretin Suriye'nin yeniden inşası ve istikrarı için uluslararası fonların artmasına yol açması, Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin geri dönüşü için umut verici bir adım olarak değerlendirilebilir. Türkiye, mültecilerin güvenli ve gönüllü geri dönüşü için Suriye'de altyapının yeniden inşasını ve istikrarın sağlanmasını şart koşuyor.