Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, bu hafta New York'ta düzenlenecek BM Genel Kurulu'na katılıyor. Bu, Guterres'in Genel Sekreter olarak son Genel Kurulu olacak. Ukrayna ve Orta Doğu'daki savaşlar nedeniyle küresel diplomasi sekteye uğramışken, BM derin bölünmelerle karşı karşıya. Dünya liderlerinin bir araya geleceği zirvede, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası güvenlik gibi kritik başlıklar ele alınacak.
Diplomasi ve Bölünmelerin Gölgesinde Bir Zirve
BM Genel Kurulu'nun 79. oturumu, 24 Eylül'de New York'taki BM merkezinde başlıyor. Yıllık Genel Kurul toplantıları, dünya liderlerini bir araya getirerek küresel sorunlara çözüm arayışlarını simgeliyor. Ancak bu yılki toplantı, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve İsrail'in Gazze'deki savaşı nedeniyle gergin bir atmosferde geçecek. Guterres, görev süresinin son yılında, BM'nin kuruluş amaçlarına sadık kalarak barış ve güvenlik konularında çağrılar yapacak.
Genel Kurul'da konuşma yapacak liderler arasında ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da bulunması bekleniyor. Türkiye'yi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil edecek. Liderlerin konuşmalarında, küresel ısınma, yoksullukla mücadele ve salgın sonrası toparlanma gibi konular öne çıkacak. Ancak Ukrayna ve Gaza savaşları, zirvenin ana gündem maddeleri olacak.
BM Genel Sekreteri Guterres, görev süresi boyunca birçok krizle karşılaştı. Ukrayna savaşında arabuluculuk girişimleri sonuçsuz kaldı; Gazze'de ateşkes çağrıları İsrail tarafından reddedildi. Guterres, son Genel Kurul'da üye ülkelere birlik çağrısı yaparak, çok taraflılığın önemini vurgulayacak. BM'nin reform ihtiyacı da zirvede tartışılacak. Özellikle Güvenlik Konseyi'nin yapısı ve veto yetkisi, birçok ülke tarafından eleştiriliyor.
Küresel Güç Dengeleri ve BM'nin Geleceği
BM Genel Kurulu, uluslararası toplumun ortak sorunlara çözüm bulma çabasının simgesi olsa da, son yıllarda etkinliği sorgulanıyor. Büyük güçler arasındaki rekabet, özellikle ABD, Çin ve Rusya arasındaki gerilim, BM'nin karar alma mekanizmalarını felç ediyor. Güvenlik Konseyi'nde Rusya'nın veto yetkisini kullanarak Ukrayna'ya yönelik kararları engellemesi, BM'nin etkinliğine gölge düşürdü. Benzer şekilde, ABD'nin İsrail'i koruyan vetoları, Gazze'de ateşkes çağrılarını etkisiz kıldı.
Bu yılki Genel Kurul'da, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında somut adımlar bekleniyor. Guterres, fosil yakıtlardan çıkış ve yenilenebilir enerjiye geçiş konusunda üye ülkelere baskı yapacak. Ayrıca, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin (SDG) 2030'a kadar gerçekleştirilmesi için daha fazla finansman çağrısı yapılacak. Ancak pandemi, savaşlar ve ekonomik krizler, bu hedeflere ulaşmayı zorlaştırıyor.
Genel Kurul marjında birçok ikili görüşme de yapılacak. Türkiye, BM reformu ve İslam dünyasının sorunları konusunda aktif bir rol oynamaya devam edecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, özellikle Gazze'deki insani kriz ve Ukrayna tahıl koridoru gibi konularda liderlerle görüşmesi bekleniyor. Türkiye, BM'nin daha adil ve temsili bir yapıya kavuşması için reform çağrılarını yineleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM Genel Kurulu, Türkiye'nin çok taraflı diplomasi sahnesinde aktif rol alması için önemli bir platform. Türkiye, Ukrayna savaşında arabuluculuk girişimleri ve tahıl koridoru anlaşmasıyla küresel barışa katkı sağladı. Gazze'deki insani kriz karşısında İsrail'e yönelik eleştirilerini BM çatısı altında dile getirmesi, Türkiye'nin bölgesel liderlik iddiasını güçlendiriyor. Ayrıca, BM Güvenlik Konseyi reformu çağrıları, Türkiye'nin daha temsili bir uluslararası düzen talebinin parçası. Zirvede Türkiye'nin iklim finansmanı ve mülteci krizi gibi konularda da girişimlerde bulunması bekleniyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin küresel yönetişimde etkinliğini artırma hedefiyle uyumlu.