BM Genel Kurulu 8 Eylül Salı günü resmen açıldı. Yıllık toplantı, diplomatlar ve liderler için dış politika önceliklerini dile getirme ve hem ortaklarla hem de rakiplerle resmi ve gayri resmi olarak temas kurma fırsatı sunuyor. Bu yılki toplantı, ABD'nin rakipleri ve müttefiklerinin hangi hedefleri güttüğü sorusunu öne çıkarıyor. Devlet başkanlarının çoğu henüz söz almadı ancak hafta boyunca çeşitli etkinlikler planlanıyor.
Genel Kurul'un Arka Planı
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, her yıl Eylül ayında New York'ta düzenlenen ve dünya liderlerini bir araya getiren en büyük diplomatik etkinliktir. Bu yıl 75. oturumu gerçekleştiriliyor. Genel Kurul, üye ülkelerin eşit temsil hakkına sahip olduğu bir platform olarak, küresel sorunların tartışılması ve çözüm yollarının aranması için kritik bir öneme sahip. Pandemi nedeniyle geçen yıl büyük ölçüde sanal olarak yapılan toplantılar, bu yıl hibrit formatta gerçekleştiriliyor. Liderler, iklim değişikliği, COVID-19 salgını, ekonomik toparlanma, terörizm ve bölgesel çatışmalar gibi acil konuları ele alacak.
ABD Başkanı Joe Biden'ın da katılması beklenen etkinlikte, ABD'nin dış politika öncelikleri arasında iklim değişikliğiyle mücadele, demokrasinin güçlendirilmesi ve otoriter rejimlere karşı duruş yer alıyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ise video konferans yoluyla katılması bekleniyor. Çin, çok taraflılık vurgusu yaparak ABD'nin tek taraflı eylemlerini eleştirecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de uzaktan katılım sağlayacağı belirtiliyor. Rusya, Batı'nın yaptırımlarına karşı çıkacak ve Suriye, Ukrayna gibi konularda kendi pozisyonunu savunacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BM Genel Kurulu, sadece liderlerin konuşmalarından ibaret değil. Hafta boyunca yüzlerce ikili görüşme, yan etkinlik ve basın toplantısı düzenleniyor. Bu yıl özellikle Afganistan'daki gelişmeler, iklim krizi ve salgınla mücadele öne çıkıyor. ABD'nin rakipleri olarak nitelendirilen Çin ve Rusya, kendi etki alanlarını genişletmek ve Batı'nın eleştirilerine yanıt vermek için bu platformu kullanacak. Müttefikler ise ABD ile birlikte ortak değerleri ve çıkarları savunma çabasında olacak. Türkiye gibi bölgesel güçler de kendi önceliklerini gündeme taşıyacak. Örneğin Türkiye, Doğu Akdeniz, Suriye, Libya ve Karabağ gibi konularda uluslararası desteği artırmayı hedefleyebilir.
Genel Kurul ayrıca, küresel yönetişim reformu, BM Güvenlik Konseyi'nin yapısı ve barış operasyonları gibi konularda da tartışmalara sahne olacak. Gelişmekte olan ülkeler, daha adil bir uluslararası düzen çağrısı yapacak. Bu bağlamda, ABD'nin rakipleri ve müttefikleri arasındaki denge, küresel istikrar açısından belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM Genel Kurulu'nu dış politika önceliklerini uluslararası topluma duyurmak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Özellikle Doğu Akdeniz'deki doğal gaz gerilimi, Suriye'deki istikrarsızlık, Libya'daki iç savaş ve Dağlık Karabağ'daki çatışmalar gibi konularda Türkiye'nin pozisyonu, müttefikleri ve rakipleriyle yapacağı görüşmelerde şekillenecek. Ayrıca, ABD'nin yeni yönetimiyle ilişkilerin yeniden tanımlanması sürecinde Genel Kurul, ikili temaslar için zemin hazırlayabilir. Türkiye'nin BM platformunda aktif rol alması, bölgesel ve küresel dengelerde etkisini artırmasına katkı sağlayacaktır. Ancak, ABD ile yaşanan anlaşmazlıklar (S-400, FETÖ, YPG) ve Rusya ile ilişkilerdeki denge, Türkiye'nin Genel Kurul'daki manevra alanını sınırlayabilir. Yine de Türkiye, çok taraflılık vurgusu yaparak ve arabuluculuk roller üstlenerek etkinliğini sürdürmeye çalışacaktır.