Birleşmiş Milletler (BM), Gazze Şeridi'nde insani yardım faaliyetlerinin fon eksikliği nedeniyle giderek zayıfladığını ve yardım çağrısının hedeflenen fon miktarının yalnızca yüzde 15'inin altında kaldığını açıkladı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından Perşembe günü yapılan açıklamada, fon sıkıntısının, bölgedeki insani yardım ortaklarını kritik hizmetleri azaltmaya veya durdurmaya zorladığı belirtildi. Açıklamada, Gazze'deki ihtiyaçların halen çok büyük olduğu ve yardım operasyonlarının giderek daha zor hale geldiği vurgulandı. Anadolu Ajansı'nın aktardığı habere göre, OCHA, finansman yetersizliğinin en çok gıda dağıtımı, sağlık hizmetleri ve temiz su temini gibi hayati alanları etkilediğini ifade etti.
Fon Krizi ve Hizmet Kesintileri
BM verilerine göre, Gazze için yapılan 2024 yılı insani yardım çağrısı kapsamında ihtiyaç duyulan yaklaşık 2,8 milyar doların sadece yüzde 14,8'i karşılanabildi. Bu oran, geçtiğimiz yıllara kıyasla önemli bir düşüşe işaret ediyor. OCHA, özellikle gıda yardımının yüzde 30 oranında azaltıldığını, su ve sanitasyon hizmetlerinin ise yüzde 40 kesintiye uğradığını duyurdu. Sağlık sektöründe ise, savaşın başlamasından bu yana hasar gören hastanelerin yeniden faaliyete geçirilmesi için gereken fonun bulunamadığı belirtildi. BM Dünya Gıda Programı (WFP) yetkilileri, Gazze'deki ailelerin yüzde 70'inin yetersiz beslendiğini ve acil gıda yardımına ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Kesintilerin özellikle çocukları ve hamile kadınları olumsuz etkilediği, yetersiz beslenme vakalarında artış görüldüğü kaydedildi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki insani kriz, uluslararası toplumun artan ilgisine rağmen finansman sorunlarıyla boğuşuyor. ABD, AB ülkeleri ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere birçok ülke yardım taahhüdünde bulunsa da, söz konusu fonların aktarımında gecikmeler yaşanıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze'deki durumu "insanlık için kara bir leke" olarak nitelendirirken, acil ek finansman çağrısında bulundu. Bölgesel olarak ise, Gazze'deki krizin komşu ülkeler olan Mısır ve Ürdün üzerinde de baskı oluşturduğu, bu ülkelerin sınırlarına yönelen mülteci akını ve insani yardım koridorlarının güvenliği konusunda endişeler taşıdığı biliniyor. Ayrıca, İsrail'in askeri operasyonlarının devam etmesi ve sınır geçişlerinin kısıtlı olması, yardım malzemelerinin ulaştırılmasını daha da güçleştiriyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yaparken, sivil kayıpların sayısının her geçen gün arttığına dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de yardım fonlarının yetersiz kalması, Türkiye'nin bölgesel insani diplomasi ve dış politika öncelikleri açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze'ye en fazla insani yardım ulaştıran ülkelerden biri olurken, aynı zamanda diplomatik girişimlerde de aktif rol oynadı. Fon sıkıntısı, Türkiye'nin bölgedeki insani krizi yönetme çabalarını zorlaştırabilir ve Ankara'yı daha fazla yardım taahhüdü veya fon sağlama yönünde baskı altına alabilir. Ayrıca, BM nezdinde yapılan çağrıların yetersiz kalması, Türkiye'nin alternatif yardım koridorları oluşturma ve uluslararası toplumu daha fazla sorumluluk almaya teşvik etme çabalarının önemini artırmaktadır. Türkiye, Gazze'deki istikrarsızlığın Doğu Akdeniz enerji güvenliği ve bölgesel barış süreçlerine potansiyel etkilerini de dikkate alarak, krizin çözümü için çok taraflı diplomasiyi sürdürmeye devam edecektir.