Birleşmiş Milletler, Gazze Şeridi'nin kayıtlara geçen en şiddetli ekonomik krizi yaşadığını açıkladı. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından hazırlanan rapora göre, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü askeri operasyonlar ve uyguladığı abluka, bölge ekonomisini neredeyse tamamen çökertti. Raporda, Gazze'de işsizliğin %80'e yaklaştığı, gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) %84 oranında azaldığı ve kişi başına düşen gelirin 2000'li yılların başındaki seviyelerin çok altına indiği belirtildi.
Ekonomik Çöküşün Boyutları
UNCTAD'ın raporuna göre, Gazze ekonomisi 2023'ün son çeyreğinde yıllık bazda %84 daraldı. Bu, modern ekonomik kayıtlarda görülen en hızlı ve en derin daralma olarak nitelendiriliyor. İşgücü piyasası neredeyse tamamen çökmüş durumda; işsizlik oranı %79,3'e ulaştı. Nüfusun büyük bölümü insani yardımlara muhtaç hale geldi. Tarım, sanayi ve hizmet sektörleri ağır hasar gördü; altyapı, hastaneler, okullar ve konutlar büyük ölçüde yıkıldı veya kullanılamaz durumda.
Dünya Bankası ve BM'nin önceki değerlendirmeleri de benzer bir tabloyu ortaya koyuyordu. Ancak UNCTAD raporu, krizin sadece bir savaş dönemi daralması değil, aynı zamanda uzun vadeli bir yoksullaşma süreci olduğunu vurguluyor. 2007'den bu yana uygulanan abluka nedeniyle Gazze ekonomisi zaten kırılgan bir yapıya sahipti; son operasyonlar bu kırılganlığı tam bir yıkıma dönüştürdü.
Raporda, Gazze'nin yeniden inşası için onlarca yıl ve milyarlarca dolar gerekeceği ifade ediliyor. BM yetkilileri, mevcut koşullar altında ekonominin kendi kendini toparlamasının imkânsız olduğunu belirtiyor. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye insani erişimin kısıtlı olması nedeniyle temel ihtiyaçların bile karşılanamadığını aktarıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki ekonomik çöküş, sadece Filistin topraklarını değil, tüm Ortadoğu'yu etkiliyor. Mısır, Ürdün ve Lübnan gibi komşu ülkeler, mülteci akınları ve ticaret yollarının kesilmesiyle ekonomik baskı altında. Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle küresel ticaret gemileri rotalarını değiştirmek zorunda kaldı; bu da enerji ve mal taşımacılığı maliyetlerini artırdı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, bölgedeki istikrarsızlığın küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tedarik zinciri sorunları, Avrupa ve Asya ekonomileri için risk oluşturuyor. BM Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrıları sürerken, ABD ve Avrupa Birliği arasında insani yardımların artırılması konusunda görüş ayrılıkları devam ediyor.
Öte yandan, Gazze'nin ekonomik olarak yeniden ayağa kaldırılması için siyasi bir çözüm şart. BM raporu, kalıcı bir barış olmadan ekonomik toparlanmanın mümkün olmayacağını açıkça ortaya koyuyor. Uluslararası toplum, iki devletli çözüm çağrılarını yinelerken, İsrail hükümeti askeri operasyonlarını sürdürme konusunda kararlı görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki ekonomik çöküş, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren insani ve jeopolitik sonuçlar doğuruyor. Türkiye, bölgeye en fazla insani yardım gönderen ülkelerden biri olarak, artan ihtiyaçlar karşısında yardım kapasitesini zorluyor. Ayrıca, ticaret yollarının güvenliği ve Doğu Akdeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ve ticaret çıkarlarını tehdit ediyor. Uzun vadede, Gazze'nin yeniden inşası Türk müteahhitlik sektörü için fırsatlar sunabilir; ancak kalıcı ateşkes sağlanmadan bu mümkün görünmüyor. Türkiye'nin diplomatik girişimleri, bölgesel istikrar için kritik önem taşıyor.