Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) çocukların silahlı çatışmalarda korunmasına ilişkin yıllık rapor görüşülürken, Kolombiya'nın BM Daimi Temsilcisi, İsrail'i bebekleri soğukkanlılıkla öldürmekle suçlayan çarpıcı bir konuşma yaptı. Kolombiyalı diplomat, raporun İsrail'e yönelik eleştirileri içeren bölümü üzerinden, 'Hangi güvenlik bahanesi, bir çocuğun veya sadece birkaç aylık bir bebeğin soğukkanlılıkla vurulmasını haklı çıkarabilir?' sorusunu yöneltti. ABD ise raporun İsrail'i 'çocuk hakları ihlali yapan ülkeler' listesine eklemesine karşı çıkarak müttefikini savundu. Tartışma, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarının çocuklar üzerindeki etkisine dair uluslararası endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Raporun içeriği ve BMGK'daki kutuplaşma
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından hazırlanan 'Silahlı Çatışmalarda Çocukların Korunması' başlıklı yıllık rapor, 2023 yılında dünya genelinde 8 binden fazla çocuğun çatışmalarda öldüğünü veya sakat kaldığını belgeliyor. Rapor, özellikle Gazze Şeridi'nde İsrail güçlerinin çocuklara yönelik şiddetini 'soykırım' olarak sınıflandırmamakla birlikte, yüzlerce çocuğun ölümüne yol açan hava saldırıları ve kara operasyonlarını eleştiriyor. Ek olarak, raporda Myanmar, Mali, Afganistan, Suriye ve Ukrayna gibi ülkelerde de çocukların silahlı gruplar tarafından kullanıldığına ve insani yardıma erişimlerinin engellendiğine dair bulgular yer alıyor.
Kolombiya, Fransa, Çin, Rusya ve birçok BMGK üyesi, raporun İsrail'e yönelik suçlamalarının ciddiyetini vurgularken, ABD raporun İsrail ile ilgili bölümünün 'tek taraflı, önyargılı ve siyasi motivasyonlu' olduğunu savundu. ABD Temsilcisi, 'İsrail, sivil kayıpları en aza indirmek için benzeri görülmemiş adımlar atıyor, bu nedenle raporun yanıltıcı bir resim çizdiğini düşünüyoruz' ifadelerini kullandı. ABD'nin bu duruşu, diğer üyelerin tepkisini çekti; Kolombiyalı diplomatın çocuk ölümlerine dair sözleri, salonda dakikalarca süren bir sessizliğe neden oldu.
Raporun yayımlanmasından önce, İsrail hükümeti uluslararası toplumu 'çocuk masumiyeti' üzerinden siyasi baskı oluşturmakla suçlamıştı. Ancak İsrailli yetkililer, Hamas'ın sivilleri kalkan olarak kullandığını ve çocukların ölümlerinden Hamas'ın sorumlu olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Gazze ve ötesi
Gazze'deki çatışmalarda çocuk ölümlerinin sayısı, 2023 Ekim ayından bu yana resmi olarak 12 bin 300'ü aştı. BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), bölgedeki çocukların yüzde 80'inin insani yardıma muhtaç olduğunu ve yüz binlercesinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirtiyor. Bu tablo, İsrail'in uluslararası kamuoyunda daha fazla eleştirilmesine yol açarken, ABD'nin BM'deki savunmacı tutumu, Washington'ın Tel Aviv'e verdiği koşulsuz desteğin sorgulanmasına neden oluyor.
Uzmanlar, BMGK'da yaşanan bu tartışmanın, İsrail-Filistin çatışmasının çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisinin uluslararası hukuk ve insan hakları bağlamında yeniden değerlendirilmesine kapı araladığını söylüyor. Kolombiya'nın çıkışı, aynı zamanda Latin Amerika ülkelerinin Filistin davasına artan desteğini de yansıtıyor. Son aylarda Bolivya ve Kolombiya gibi ülkeler, İsrail'le diplomatik ilişkilerini kesmiş veya büyükelçilerini geri çekmişti.
Öte yandan, raporun kabulü için yapılacak oylamada ABD'nin veto hakkını kullanması bekleniyor. Bu durum, BM'nin çocuk koruma mekanizmalarının zayıflığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Sivil toplum kuruluşları, BMGK üyelerini İsrail dahil tüm tarafların çocuk hakları ihlallerini kınamaya çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde uzun süredir iki devletli çözümü ve Filistin halkının haklarını savunan bir duruş sergiliyor. BM'deki bu tartışma, Ankara'nın İsrail'in çocuk hakları ihlallerine yönelik eleştirilerini uluslararası platformda yinelemesi için bir fırsat sunuyor. Türkiye, BMGK'da geçici üye olarak görev yaptığı dönemlerde benzer kararları desteklemiş, çocukların korunması için bağlayıcı kararların alınması çağrısında bulunmuştu. Gazze'deki insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin insani yardım çabalarını hızlandırmasına da neden oluyor; ancak bu rapor tartışması, uluslararası toplumun çatışma bölgelerinde çocukları korumada ne kadar yetersiz kaldığını gösteriyor. Türkiye için bu gelişme, sadece Filistin davasına destek değil, aynı zamanda insani diplomasisini küresel kamuoyuna duyurmak için bir araç haline geliyor.