Birleşmiş Milletler (BM) Göç Ajansı (IOM) Başkanı Amy Pope, çevrimiçi dolandırıcılık merkezlerinin dünya genelinde insan ticaretini körüklediğini ve bu merkezlerde 80'den fazla ülkeden binlerce kişinin sahte iş vaatleriyle alıkonulduğunu bildirdi. Pope, kurbanların çoğunlukla sosyal medya platformları üzerinden yayılan cazip iş ilanlarına kanarak bu merkezlere getirildiğini, ardından pasaportlarına el konularak zorla çalıştırıldığını ifade etti. Açıklamalar, Güneydoğu Asya'daki yasa dışı faaliyetlerin küresel boyutuna ilişkin yapılan son araştırmalarla eş zamanlı olarak geldi.
Sahte İş İlanlarıyla Tuzağa Düşürülen Kurbanlar
IOM Başkanı Amy Pope, Cenevre'de düzenlenen bir basın toplantısında, insan tacirlerinin mağdurları 'yüksek maaşlı müşteri hizmetleri temsilcisi', 'veri girişi uzmanı' veya 'kripto para analisti' gibi sahte pozisyonlarla kandırdığını belirtti. Pope, bu ilanların özellikle Facebook, Instagram, Telegram ve TikTok gibi platformlarda hedefli reklamlarla yayıldığını ve kurbanların büyük çoğunluğunun genç işsizler, ekonomik zorluk çekenler ve göçmenler olduğunu söyledi. Pope, "Bu insanlar genellikle ülkelerinde umutsuz bir durumda; iş bulma hayaliyle yola çıkıyorlar ve sonunda kendilerini fiziksel şiddet, açlık ve psikolojik baskı altında buluyorlar" dedi. Kurbanların, dolandırıcılık merkezlerinde 18 saat boyunca çalıştırıldığı, bir buçuk milyon dolara kadar satıldığı veya kurtarma ücreti ödemeye zorlandığı aktarıldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Uzmanlar, bu tür insan ticareti ağlarının özellikle Myanmar'ın sınır bölgeleri, Kamboçya, Laos ve Filipinler'in bazı adalarında yoğunlaştığını, ancak Afrika ve Orta Doğu'da da benzer merkezlerin ortaya çıktığını vurguluyor. BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) verilerine göre, bu merkezlerde tutulan kişilerin sayısı yüz binleri bulabilir. IOM, 2022-2023 yılları arasında bu tür dolandırıcılık merkezlerinden 3 bin 500'den fazla kişinin kurtarıldığını, ancak bu rakamın buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu bildirdi. Kurbanların bir kısmı, ailelerinden fidye istenmesi nedeniyle ülkelerine geri dönmekte zorluk yaşıyor. Ayrıca, bazı ülkeler bu durumu siyasi bir silah olarak kullanıyor; örneğin Çin, vatandaşlarının Myanmar'da alıkonulmasını gerekçe göstererek bölgedeki operasyonlarına meşruiyet kazandırmaya çalışıyor. Bu karmaşık durum, uluslararası toplumun ortak bir eylem planı oluşturmasını zorunlu kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin düzensiz göç ve insan ticaretiyle mücadelesi açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle göç yolları üzerinde olup, bu tür dolandırıcılık merkezlerine kurban giden vatandaşlarının sayısı her geçen gün artıyor. Son yıllarda Türk vatandaşlarının sosyal medya üzerinden sahte iş teklifleriyle Kamboçya, Myanmar ve diğer Asya ülkelerine çekildiği ve zorla çalıştırıldığına dair çok sayıda vaka rapor edildi. Bu nedenle Türkiye'nin, IOM ve uluslararası kuruluşlarla işbirliğini artırması, vatandaşlarını bu tür tuzaklara karşı bilinçlendirmesi ve kurtarma operasyonlarına daha fazla kaynak ayırması gerekiyor. Ayrıca, Türk diplomatik misyonlarının bu tür krizlere hızlı yanıt verebilmesi için kapasitelerinin güçlendirilmesi, bölgesel işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesi kritik önem taşıyor.