Birleşmiş Milletler'in (BM) 2022 yılında kabul ettiği Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi kapsamında oluşturulan ve milyarlarca dolar toplaması beklenen fon, şu ana kadar yalnızca 7.085 ABD doları (yaklaşık 9.060 Singapur doları) toplayabildi. Bu durum, dünya genelinde biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik finansman taahhütlerinin ne kadar ciddiye alındığı sorusunu gündeme getiriyor. Fonun neredeyse boş kalması, özellikle gelişmekte olan ülkelerin doğa koruma projeleri için ihtiyaç duyduğu kaynaklara ulaşmasını zorlaştırıyor.
Fonun Arka Planı ve Beklentiler
Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi, 2022 yılında Kanada'nın Montreal kentinde düzenlenen BM Biyoçeşitlilik Konferansı'nda (COP15) kabul edildi. Çerçeve, 2030 yılına kadar biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmayı ve geri çevirmeyi hedefleyen iddialı hedefler içeriyor. Bu hedeflere ulaşmak için gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere yılda 20 milyar dolar finansman sağlaması öngörülüyordu. Ancak bu taahhütlerin hayata geçirilmesi için oluşturulan fonun şu ana kadar topladığı miktar, beklentilerin çok altında kaldı.
Fonun yalnızca 7 bin dolar toplaması, ülkelerin biyolojik çeşitlilik konusundaki isteksizliğini veya önceliklendirme sorunlarını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, fonun etkin işleyebilmesi için daha fazla ülkenin somut katkı sağlaması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, mevcut fon miktarının, biyolojik çeşitlilik projelerinin finansmanında ciddi bir boşluk yarattığı ifade ediliyor.
BM yetkilileri, fonun doldurulması için çağrılarda bulunsa da, şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlanamadı. Bu durum, küresel çevre yönetişiminde karşılaşılan finansman sorunlarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Biyolojik çeşitlilik kaybı, iklim değişikliğiyle birlikte gezegenin karşı karşıya olduğu en önemli çevresel tehditlerden biri. Ancak finansman konusundaki yetersizlik, alınan kararların uygulanmasını engelliyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesi, dünyanın en zengin biyolojik çeşitliliğine ev sahipliği yapmasına rağmen, koruma çabaları için yeterli kaynak bulamıyor. Bölgedeki gelişmekte olan ülkeler, ekonomik kalkınma ile doğa koruma arasında denge kurmakta zorlanıyor.
Fonun boş kalması, sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyoekonomik sonuçlar da doğuruyor. Biyolojik çeşitliliğin korunması, gıda güvenliği, su kaynakları ve geçim kaynakları için kritik öneme sahip. Finansman eksikliği, bu alanlardaki projelerin hayata geçirilmesini geciktirerek, uzun vadede daha büyük sorunlara yol açabilir.
Uluslararası toplum, biyolojik çeşitlilik finansmanını artırmak için yeni mekanizmalar geliştirmeye çalışıyor. Ancak mevcut durum, taahhütlerin yerine getirilmesi konusunda ciddi bir güven sorunu olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir ülke olup, bu alandaki uluslararası fonlardan yararlanma potansiyeline sahip. Ancak fonun boş kalması, Türkiye'nin doğa koruma projeleri için ihtiyaç duyduğu dış finansmanı olumsuz etkileyebilir. Türkiye, kendi biyolojik çeşitlilik stratejilerini güçlendirirken, aynı zamanda küresel finansman mekanizmalarının etkinliği için de çaba göstermeli. Bölgesel işbirlikleri ve yeşil mutabakat kapsamındaki fonlar, alternatif kaynaklar olarak değerlendirilebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin çevre diplomasisinde daha aktif rol alması gerektiğini gösteriyor.