Birleşmiş Milletler, işgal altındaki Batı Şeria'da bu yılki zeytin hasadı sırasında İsrailli yerleşimcilerin Filistinli çiftçilere yönelik saldırılarının 2025 yılı rakamlarını şimdiden aştığını açıkladı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamaya göre, hasat sezonunun başlamasından bu yana kaydedilen saldırı sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ciddi bir artış gösterdi. Saldırılar arasında ağaçların sökülmesi, ürünlerin gasp edilmesi ve çiftçilere yönelik fiziksel şiddet yer alıyor. OCHA, bu saldırıların Filistinli çiftçilerin geçim kaynaklarını doğrudan tehdit ettiğini ve bölgede artan gerginliğin bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Zeytin Hasadı ve Yerleşimci Şiddeti
Batı Şeria'da zeytin hasadı, Filistin ekonomisi ve kültürü için büyük önem taşıyor. Ancak her yıl hasat döneminde İsrailli yerleşimcilerin Filistinli çiftçilere yönelik saldırıları artıyor. Bu yıl, özellikle Nablus, Ramallah ve Cenin çevresindeki yerleşim birimlerine yakın bölgelerde yoğunlaşan saldırılar, çiftçilerin hasat yapmasını engelliyor. BM raporlarına göre, yerleşimciler sadece ağaçlara zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda hasat edilen ürünleri de gasp ediyor. Filistinli çiftçiler, İsrail güvenlik güçlerinin bu saldırıları önlemede yetersiz kaldığını, hatta bazı durumlarda yerleşimcilere destek verdiğini belirtiyor. Uluslararası toplum, İsrail'i yerleşimci şiddetini durdurma konusunda defalarca uyardı, ancak somut bir adım atılmadı. Bu durum, bölgede güvenlik ve insani durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
BM'nin açıklaması, uluslararası alanda Filistin meselesine ilişkin duyarlılığın arttığı bir dönemde geldi. Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri, İsrail'in yerleşim politikalarını ve yerleşimci şiddetini kınayan açıklamalar yapıyor. Ancak ABD'nin tutumu, İsrail'e verdiği destek nedeniyle eleştiriliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) savcılığı, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini savaş suçu olarak soruşturma kapsamına aldığını duyurmuştu. BM Güvenlik Konseyi'nde ise konuyla ilgili karar tasarıları ABD'nin vetosu nedeniyle kabul edilemiyor. Uzmanlar, yerleşimci saldırılarının sistematik bir hal aldığını ve Filistinlileri topraklarından çıkarmaya yönelik bir stratejinin parçası olduğunu belirtiyor. Bu durum, iki devletli çözüm ihtimalini daha da zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Batı Şeria'daki zeytin hasadına yönelik saldırıların artması, Türkiye'nin Filistin politikası açısından önemli bir yere sahip. Türkiye, Filistin davasını uluslararası platformlarda savunmaya devam ediyor ve yerleşimci şiddetini kınıyor. Bu tür saldırılar, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrar çağrılarını haklı çıkarırken, İsrail ile ilişkilerde normalleşme sürecini de olumsuz etkiliyor. Ayrıca Türkiye, Filistinli çiftçilere insani yardım ve destek sağlama konusunda aktif rol alabilir. Bölgede artan gerginlik, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki diplomatik dengelerini de etkileyebilir.