Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail güçlerinin işgal altındaki Doğu Kudüs'te faaliyet gösteren son tesisi olan Kalandiya Eğitim Merkezi'ne 2026 yılının başından bu yana beş kez baskın düzenlediğini duyurdu. Ajansın açıklaması, İsrail'in Filistin topraklarındaki BM kurumlarına yönelik baskılarını sürdürdüğü bir dönemde geldi. UNRWA yetkilileri, baskınların insani yardım operasyonlarını ciddi şekilde aksattığını ve bölgedeki Filistinli mültecilere yönelik hizmetlerin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirtti.
Baskınların detayları ve UNRWA'nın tepkisi
Ajansın Anadolu Ajansı'na verdiği bilgiye göre, Kalandiya Eğitim Merkezi'ne yönelik beş baskın, 2026 Ocak ayından itibaren farklı tarihlerde gerçekleşti. Bu baskınların sonuncusu, geçtiğimiz günlerde düzenlendi. İsrail güçlerinin merkezin içinde arama yaptığı, bazı ekipmanlara el koyduğu ve merkez personelini kısa süreli gözaltına aldığı bildirildi. UNRWA yetkilileri, askeri operasyonların ajansın çalışanlarının ve yararlanıcıların güvenliğini tehlikeye attığını, ayrıca merkezdeki eğitim faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına neden olduğunu aktardı.
UNRWA, Doğu Kudüs'teki Kalandiya Eğitim Merkezi'nin, Filistinli mülteci çocuklara ve gençlere yönelik eğitim programları yürüten son aktif tesisi olduğunu vurguluyor. Ajans, İsrail makamlarının son aylarda Doğu Kudüs'teki diğer UNRWA tesislerini de kapatmaya zorladığını veya kullanımını kısıtladığını iddia ediyor. BM yetkilileri, bu durumun Filistinli mültecilerin temel eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimini daha da zorlaştırdığına dikkat çekiyor.
İsrail tarafı ise baskınların güvenlik gerekçeleriyle yapıldığını savunuyor. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Kalandiya bölgesinde Filistinli grupların faaliyet gösterdiği ve bu nedenle güvenlik operasyonlarının sürdüğü belirtiliyor. Ancak UNRWA, bu tür operasyonların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve BM tesislerinin dokunulmazlığının ihlal edildiğini ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, İsrail ile BM arasındaki ilişkilerde tırmanan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle son yıllarda İsrail hükümeti, UNRWA'nın faaliyetlerini kısıtlamaya yönelik adımlar atmış, ajansın finansmanını kesmeye çalışmış ve bazı ülkeler UNRWA'ya yönelik fonlarını askıya almıştı. UNRWA'nın, Gazze ve Batı Şeria dahil olmak üzere milyonlarca Filistinli mülteciye hizmet verdiği biliniyor. İsrail'in bu baskıları, Filistinli mültecilerin insani durumunu daha da kötüleştiriyor ve bölgesel istikrarsızlığı artırıyor.
BM Genel Sekreteri António Guterres, daha önce yaptığı açıklamalarda UNRWA'nın vazgeçilmez olduğunu ve ajansın çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştı. Bu son baskınlar, uluslararası toplumun dikkatini bir kez daha Doğu Kudüs'e çekiyor. ABD ve Avrupa Birliği gibi aktörler, İsrail'e çağrılarda bulunarak BM tesislerine saygı gösterilmesini istiyor. Ancak İsrail'in bu çağrılara rağmen baskı politikasını sürdürmesi, Birleşmiş Milletler'in bölgedeki etkinliğini zayıflatıyor ve iki devletli çözüm perspektifini daha da karmaşık hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasını destekleyen ve UNRWA'ya finansal katkı sağlayan ülkelerden biridir. Ankara, BM ajansının faaliyetlerinin kesintiye uğramasını, Filistinli mültecilerin insani koşullarının ağırlaşması olarak değerlendirecektir. Bu baskınlar, Türkiye'nin Doğu Kudüs'ün statüsü konusundaki hassasiyetini artırabilir ve İsrail'e yönelik diplomatik eleştirilerini güçlendirebilir. Türkiye'nin bölgedeki etkisini korumak için UNRWA'ya desteğini artırması ve uluslararası platformlarda İsrail'in bu uygulamalarını gündeme getirmesi beklenebilir. Ayrıca, bu gelişme Türkiye'nin Filistin politikasında daha aktif bir rol üstlenmesine zemin hazırlayabilir.