Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) tarafından Çarşamba günü açıklanan verilere göre, Afgan kadınların yarısı artık evden yalnızca ayda bir ya da iki kez çıkabiliyor. Taliban'ın uygulamaya koyduğu ağır kısıtlamalar, kadınların hareket özgürlüğünü ve kamusal yaşama katılımını ciddi biçimde kısıtlıyor. Cenevre'de yayımlanan raporda, kadınların yüzde 50'sinin kendilerini evlerine hapsolmuş hissettiği, yüzde 28'inin ise yalnızca acil ihtiyaçlar için dışarı çıkabildiği belirtildi. Taliban'ın Ağustos 2021'de iktidara gelmesinin ardından kadınlara yönelik kısıtlamalar her geçen gün artarken, ülke genelinde kadınların kamusal alandan dışlanması endişe verici boyutlara ulaştı.
Taliban'ın Kısıtlamaları Kadınları Evlere Hapsetti
UN Women'ın raporu, Taliban yönetiminin kadınlara yönelik politikalarının yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Rapora göre, Afgan kadınların yalnızca yüzde 16'sı alışveriş, ziyaret veya iş gibi günlük aktiviteler için evden düzenli olarak çıkabiliyor. Kadınların büyük çoğunluğu, erkek bir refakatçi olmadan seyahat etme yasağı, kamusal alanlarda yüzlerini kapatma zorunluluğu ve eğitim kurumlarına erişimin engellenmesi gibi kısıtlamalarla karşı karşıya. Özellikle başkent Kabil'de kadınların sokaklarda görünürlüğü belirgin şekilde azalmış durumda. Birçok kadın, Taliban militanlarının keyfi uygulamalarından çekinerek evde kalmayı tercih ediyor.
Taliban yönetimi, kadınların çalışmasını, eğitim almasını ve kamu görevlerinde bulunmasını büyük ölçüde engelliyor. Kızların ortaokul ve liseye gitmesi yasaklanırken, üniversitelerde de kadın öğrencilere kapılar kapatıldı. Kadınların birçok sivil toplum kuruluşunda çalışması da yasaklandı. Bu durum, Afganistan'da insani krizin derinleşmesine yol açıyor. Birleşmiş Milletler, ülkede 23 milyondan fazla insanın insani yardıma ihtiyaç duyduğunu ve kadınların bu krizden en fazla etkilenen kesim olduğunu vurguluyor.
Uluslararası Toplumun Tepkisi ve İnsani Kriz
Uluslararası toplum, Taliban'ın kadın hakları konusundaki geri adımlarına sert tepki gösteriyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Taliban'ı kadınların topluma tam katılımını yeniden sağlamaya çağırırken, birçok ülke Taliban'ı tanımayı reddediyor. ABC News'in haberine göre, BM Kadın Birimi, Taliban'ın politikaları nedeniyle kadınların insan hakları ihlallerine maruz kaldığını ve bu durumun ülkenin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Batılı ülkeler, insani yardımın devamı için kadınların çalışabilmesi ve kız çocuklarının eğitim alabilmesi şartını öne sürüyor. Ancak Taliban yönetimi bu talepleri reddederek kendi ideolojik çizgisinde ısrar ediyor.
Afganistan'da kadınların istihdama katılamaması, ekonomik çöküşü de hızlandırıyor. BM Kalkınma Programı'na göre, Afganistan'da kadınların iş gücüne katılımı son iki yılda yüzde 50 azaldı. Bu durum, özellikle kadınların geçimini sağlayan ailelerde yoksulluğu derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, son iki yılda 1,6 milyon Afgan komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Sığınmacıların büyük bölümünü kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'daki kadın hakları ihlalleri, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve göç politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, Afganistan'da insani yardım faaliyetlerini sürdürürken, Taliban yönetimiyle diplomatik ilişkilerini de dengede tutmaya çalışıyor. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası toplumda insan hakları ilkelerine bağlılığı ile bölgesel çıkarları arasında bir denge kurmasını gerektiriyor. Ayrıca, Afganistan'daki krizin devam etmesi, Türkiye'ye yönelik göç baskısını artırabilir. Türkiye'nin, Afgan kadınlarının haklarını savunurken insani yardım koridorlarının açık kalmasını sağlama çabaları, bölgesel istikrar açısından kritik önemde.