Dünyanın en zengin iş insanlarından biri olan Michael Bloomberg, okyanusların korunması için 260 milyon dolar (yaklaşık 196 milyon sterlin) bağışlayacağını duyurdu. Bu büyük taahhüt, ABD ve İngiltere gibi önemli fon sağlayıcıların bilim ve koruma bütçelerini kısmasıyla aynı döneme denk geliyor. New York eski belediye başkanı ve Bloomberg Philanthropies'in kurucusu olan Bloomberg'in bu hamlesi, küresel çevre finansmanındaki boşluğu doldurmayı hedefliyor.
Okyanus korumada özel sektör öne çıkıyor
Bloomberg'in bağışı, özellikle deniz yaşamını tehdit eden aşırı avlanma, plastik kirliliği ve iklim değişikliğine karşı mücadele eden projelere aktarılacak. Kuruluş, fonun okyanus koruma alanlarının genişletilmesi, sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarının desteklenmesi ve deniz ekosistemlerinin izlenmesi için kullanılacağını açıkladı. Bloomberg'in bu adımı, hükümetlerin azalan katkıları karşısında özel sektörün ve hayırseverlerin çevre korumada daha aktif rol üstlendiği bir döneme işaret ediyor. ABD'de Trump yönetiminin ardından bilim bütçelerinde yaşanan kesintiler ve İngiltere'nin Brexit sonrası mali daralmaları, uluslararası okyanus araştırmalarını olumsuz etkilemişti. Bloomberg gibi büyük bağışçılar, bu eksikliği gidermeye çalışıyor.
Uzmanlara göre, okyanusların korunması küresel iklim hedefleri için hayati önem taşıyor. Denizler, karbondioksitin büyük kısmını emerek atmosferdeki sera gazı birikimini yavaşlatıyor. Ayrıca milyarlarca insanın geçim kaynağı olan balıkçılık ve turizm sektörleri de sağlıklı okyanuslara bağımlı. Bloomberg'in yatırımı, sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir akılcılık olarak değerlendiriliyor.
ABD ve İngiltere'deki bütçe kesintileri endişe yaratıyor
Bloomberg'in bağışının zamanlaması, hükümetlerin okyanus korumaya ayırdığı kaynakların azalmasıyla dikkat çekiyor. ABD'de Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) bütçesi son yıllarda defalarca kesinti tehdidiyle karşı karşıya kaldı. İngiltere'de ise Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra), Brexit sonrası mali disiplin gerekçesiyle araştırma fonlarını azalttı. Bu durum, küresel ölçekte yürütülen iklim ve deniz biyolojisi çalışmalarını sekteye uğratma riski taşıyor. Sivil toplum kuruluşları, özel bağışların kamu finansmanındaki boşlukları kapatmasının olumlu olduğunu ancak sürdürülebilir çözümler için hükümetlerin sorumluluk almaya devam etmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak okyanus koruma çabalarından doğrudan etkileniyor. Bloomberg'in bu büyük bağışı, deniz kirliliği ve aşırı avlanma gibi sorunlarla mücadele eden Türkiye'ye de dolaylı yoldan katkı sağlayabilir. Zira fon, Akdeniz'deki ekolojik dengenin korunmasına yönelik projeleri de içerebilir. Türkiye, iklim değişikliğine uyum ve mavi ekonomi alanlarında kendi bütçe kısıtlamalarıyla karşı karşıyayken, özel sektör ve uluslararası fonların bu tür girişimleri örnek alması beklenebilir. Ayrıca, ABD ve İngiltere gibi büyük fon sağlayıcıların çekilmesi, Türkiye'nin diğer uluslararası kaynaklara yönelmesini gerektirebilir.