ABD Adalet Bakanlığı vekili Todd Blanche, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, kürtaj ilacı mifepristonun posta yoluyla temin edilmesini engellemek için harekete geçme sözü verdi. Blanche, Cumhuriyetçi senatörlere, onaylanması halinde mifepristone konusuna öncelik vereceğini taahhüt etti ancak somut adımlara girmekten kaçındı. Blanche, Trump yönetiminin kürtaj karşıtı politikalarını sürdüreceğini ve ilacın reçetesiz dağıtımına izin veren düzenlemeleri geri almak için çalışacağını belirtti.
Gelişmenin arka planı
Mifepristone, FDA tarafından onaylanmış ve yıllardır güvenle kullanılan bir kürtaj ilacıdır. COVID-19 pandemisi sırasında FDA, ilacın posta yoluyla dağıtımına geçici olarak izin vermiş, bu düzenleme daha sonra kalıcı hale getirilmişti. Ancak Trump döneminde bu uygulama mahkemelerde defalarca dava konusu oldu. 2023'te Teksaslı bir federal yargıç, mifepristonun FDA onayını iptal eden bir karar vermiş, ancak Yüksek Mahkeme bu kararı geçici olarak durdurmuştu. Şimdi ise Blanche'ın açıklamaları, konunun yeniden gündeme geldiğini gösteriyor.
Blanche, Senato Yargı Komitesi'ndeki oturumda, "Başkan Trump'ın kürtaj karşıtı duruşunu sonuna kadar destekleyeceğim. Mifepristone'un postayla dağıtımı, yasaların açık ihlalidir ve bu konuda gerekli adımları atacağım" dedi. Ancak Demokrat senatörler, bu hamlenin kadınların sağlık hizmetlerine erişimini kısıtlayacağını ve anayasal hakları ihlal edeceğini savundu. Senatör Dick Durbin, "Bu, kadınların bedenleri üzerinde kontrol sahibi olma hakkına doğrudan bir saldırıdır" ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'deki bu gelişme, kürtaj hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 2022'de Yüksek Mahkeme'nin Roe v. Wade kararını bozmasıyla birlikte, birçok eyalet kürtajı neredeyse tamamen yasaklamıştı. Mifepristone'un postayla dağıtımı, özellikle kürtajın yasak olduğu eyaletlerde yaşayan kadınlar için hayati önem taşıyor. Avrupa'da ise kürtaj ilaçlarının postayla dağıtımı yaygın bir uygulama olup, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen bir yöntemdir. ABD'deki bu adım, uluslararası alanda kadın sağlığı ve üreme hakları konusunda endişelere yol açtı. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi, "Kürtaj hizmetlerine erişimin kısıtlanması, kadınların temel insan haklarının ihlalidir" açıklamasını yaptı.
Öte yandan, bu hamle ABD iç siyasetinde de yankı buldu. 2024 başkanlık seçimleri öncesinde, Cumhuriyetçi adayların kürtaj karşıtı söylemleri oy potansiyelini artırabilir. Ancak kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların çoğunluğunun kürtaj hakkını desteklediğini gösteriyor. Bu nedenle Blanche'ın adımı, seçimlerde kutuplaşmayı derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de kürtaj hakkı yasal olarak güvence altındadır ve postayla ilaç dağıtımı gibi bir uygulama bulunmamaktadır. ABD'deki bu gelişme doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel kadın sağlığı ve üreme hakları bağlamında önemli bir örnektir. Türkiye, uluslararası platformlarda kadın haklarını savunan bir ülke olarak, bu tür kısıtlamaları eleştirebilir. Ayrıca, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın derinleşmesi, Türkiye-ABD ilişkilerinde ideolojik farklılıkları belirginleştirebilir. Ancak konu doğrudan ikili ilişkilere yansıyacak boyutta değildir.