Birleşik Krallık hükümeti, Covid-19 aşısı nedeniyle yaralanan veya hayatını kaybedenlerin yakınlarına mali destek sağlayan tazminat sisteminde kapsamlı bir reform yapacağını açıkladı. Sağlık Bakanı Maria Caulfield, kamu soruşturmasının sistemin yavaş ve yetersiz olduğuna dair eleştirilerinin ardından, mağdurların yaşadığı zorlukları kabul ederek değişiklik sözü verdi. Aşı Tazminat Programı (Vaccine Damage Payment Scheme - VDPS), ilk olarak 1979'da çiçek aşısı için başlatılmış, ancak Covid-19 pandemisi sırasında binlerce kişi tarafından başvurulmuştu. Hükümet, ödemelerin hızlandırılması ve kriterlerin güncellenmesi için çalışma başlattı.
Tazminat Sisteminin Arka Planı ve Eleştiriler
VDPS, Birleşik Krallık'ta rutin olarak uygulanan aşılar sonucu ciddi yaralanma veya ölüm durumunda, tek seferlik 120 bin sterlinlik bir ödeme yapmayı öngörüyor. Ancak Covid-19 aşılarının yaygınlaşmasıyla birlikte başvuru sayısı arttı ve sistemin işleyişi sorgulanmaya başlandı. Kamu soruşturması, özellikle başvuruların değerlendirilmesindeki gecikmelere ve tıbbi kanıtların toplanmasındaki zorluklara dikkat çekti. Ayrıca, tazminat alabilmek için "ciddi engellilik" eşiğinin çok yüksek olduğu ve birçok mağdurun bu kriteri karşılayamadığı belirtildi. Eleştirmenler, pandemi döneminde aşı olan milyonlarca kişi arasında nadir görülen yan etkiler yaşayanların adil bir şekilde tazmin edilmediğini savunuyor. Hükümet, soruşturmanın ara raporunun ardından sistemin gözden geçirileceğini duyurmuştu. Sağlık Bakanlığı, yeni düzenlemelerin mağdurların sesini duyurmak ve süreci hızlandırmak için tasarlandığını belirtiyor. Reform kapsamında, başvuru süreçlerinin basitleştirilmesi, tıbbi değerlendirmelerin hızlandırılması ve ödeme koşullarının iyileştirilmesi planlanıyor. Ayrıca, aşı üreticilerine yönelik sorumluluk konusundaki belirsizliklerin giderilmesi de tartışılıyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Birleşik Krallık'taki bu gelişme, dünya genelinde aşı tazminat programlarına ilişkin tartışmaları yansıtıyor. Covid-19 aşılarının hızlı geliştirilmesi ve yaygın kullanımı, birçok ülkede benzer tazminat mekanizmalarının sorgulanmasına yol açtı. Örneğin, ABD'de Aşı Yaralanması Tazminat Programı (VICP) kapsamında Covid-19 aşıları için özel bir süreç işletiliyor ve başvurular değerlendiriliyor. Almanya'da ise aşı kaynaklı zararlar için devlet tazminatı sağlanıyor ancak nedensellik kanıtı aranıyor. Fransa ve İtalya gibi ülkelerde de benzer programlar mevcut. Birleşik Krallık'taki reform, pandemi sonrası dönemde aşı güvenliği ve kamu sağlığı politikalarının yeniden şekillendiği bir ortamda dikkat çekiyor. Uzmanlar, tazminat sistemlerinin hem mağdurları koruması hem de aşı tereddüdünü önlemesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, aşı üreticilerinin yasal sorumlulukları ve devletlerin bu konudaki rolü, uluslararası hukuk ve ticaret anlaşmaları çerçevesinde tartışılıyor. Dünya Sağlık Örgütü, ülkeleri aşı güvenliği izleme ve tazminat mekanizmalarını güçlendirmeye çağırıyor. Birleşik Krallık'taki değişiklik, diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de Covid-19 aşılarına bağlı olduğu iddia edilen yan etkiler için doğrudan bir tazminat programı bulunmuyor; ancak genel sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik kapsamında bazı haklar tanınıyor. Birleşik Krallık'taki reform, Türkiye'deki aşı güvenliği ve tazminat tartışmalarına dolaylı olarak ışık tutabilir. Türkiye, kendi aşı programını yürütürken gönüllülük esasına ve bilgilendirilmiş onama dayalı bir yaklaşım benimsedi. Olası yan etkilerin izlenmesi için Sağlık Bakanlığı bünyesinde sistemler mevcut olsa da, tazminat konusunda yasal bir çerçeve eksikliği bulunuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin de gelecekte benzer bir mekanizmayı değerlendirmesi gerekip gerekmediğini gündeme getirebilir. Ayrıca, aşı tereddüdüyle mücadelede güven artırıcı adımların önemini vurguluyor.