JP Morgan Chase'in yayımladığı araştırma raporuna göre, piyasalardaki son yükselişin ardından bireysel yatırımcılar, kaldıraçlı işlemlere (marj) ve opsiyon kullanımına karşı daha ihtiyatlı bir tutum sergilemeye başladı. Bu eğilim, özellikle geçtiğimiz yıllarda bireysel yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği teknoloji sektörü için sorun teşkil edebilir. Raporda, yatırımcıların risk iştahındaki bu daralmanın, teknoloji hisselerindeki yukarı yönlü hareketleri sınırlayabileceği vurgulanıyor. Özellikle GameStop ve AMC gibi ‘meme’ hisselerinde yaşanan spekülatif hareketlerle dikkat çeken bireysel yatırımcı kitlesi, şimdi daha güvenli limanlara yöneliyor.
Kaldıraç Kullanımında Gözle Görülür Düşüş
JP Morgan stratejistlerinin – başta Peng Cheng olmak üzere – hazırladığı analiz, bireysel yatırımcıların marj borçlanmasında belirgin bir azalma olduğunu ortaya koyuyor. ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, hisse senedi alımında kullanılan marj borcu, Nisan 2024 itibarıyla 2021 yılındaki zirvesinden yaklaşık %20 oranında gerilemiş durumda. Aynı şekilde, opsiyon piyasalarında da işlem hacimlerinde düşüş yaşanıyor. Özellikle sıfır günlü (0DTE) opsiyon olarak bilinen çok kısa vadeli alım-satım işlemlerinde belirgin bir yavaşlama gözleniyor. Bu durum, yatırımcıların spekülatif kazanç arayışından ziyade, mevcut pozisyonlarını koruma eğiliminde olduklarını gösteriyor.
Analistlere göre, bireysel yatırımcıların riskten kaçışının arkasında birkaç neden yatıyor. Bunların başında, S&P 500 endeksinin son bir yılda kaydettiği %25'in üzerindeki yükselişin ardından piyasaların aşırı değerlenmiş olabileceği endişesi geliyor. Ayrıca, Fed'in faiz indirimi konusunda belirsiz bir tutum sergilemesi ve jeopolitik gerilimlerin (Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu'daki gerginlikler) devam etmesi, yatırımcıları temkinli olmaya itiyor.
Teknoloji Sektörü İçin Zorlu Dönem
Bireysel yatırımcıların kaldıraç kullanımını azaltması, özellikle teknoloji sektörü için önemli bir sinyal. Zira son iki yılda Nvidia, Meta, Amazon, Microsoft gibi büyük teknoloji hisselerindeki yükselişin önemli bir kısmı, bireysel yatırımcıların bu hisselerdeki agresif alımlarından kaynaklandı. JPMorgan raporuna göre, teknoloji sektöründeki hisse senetlerinin sahiplik yapısının %15-20'sini bireysel yatırımcılar oluşturuyor. Bu oran, diğer sektörlere kıyasla oldukça yüksek. Bireysel yatırımcıların kaldıraçlı işlemlerden uzaklaşması, teknoloji hisselerine olan talebin azalmasına ve fiyatların daha kırılgan hale gelmesine yol açabilir.
Raporda ayrıca, bireysel yatırımcıların son dönemde seçici davranarak daha çok savunmacı sektörlere (sağlık, temel tüketim malları) yöneldiği belirtiliyor. Bu durum, teknoloji hisselerindeki oynaklığın artabileceği anlamına geliyor. Yine de analistler, bireysel yatırımcıların tamamen piyasadan çekildiği anlamına gelmediğini, sadece pozisyonlarını küçülttüklerini ve daha temkinli hareket ettiklerini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD teknoloji hisselerindeki bu olası yavaşlama, Türkiye açısından birkaç kanaldan etkili olabilir. İlk olarak, küresel teknoloji şirketlerine olan talep azalırsa, Türkiye'nin bu şirketlere yönelik ihracatı (çip, yazılım, yan sanayi ürünleri) olumsuz etkilenebilir. İkinci olarak, Türkiye'deki bireysel yatırımcıların ABD borsalarına olan ilgisi son yıllarda artmış durumda; bu yatırımcıların kaldıraçlı işlemlerde temkinli davranması, Türkiye'deki portföy yatırımlarını da etkileyebilir. Son olarak, küresel risk iştahındaki daralma, gelişmekte olan piyasalardan (Türkiye dahil) sermaye çıkışına neden olabilir ve döviz kurlarında baskı yaratabilir. Bu nedenle, JPMorgan'ın uyarısı sadece ABD piyasaları için değil, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için de dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişmedir.