Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yüzlerce kişi, İsrail ile Lübnan arasında imzalanan deniz sınırı anlaşmasını protesto etmek için sokaklara döküldü. Göstericiler, anlaşmanın İsrail'in bölgedeki işgalini meşrulaştırdığını savunarak hükümeti 'ihanetle' suçladı. Protestolar, anlaşmanın imzalanmasının ardından üçüncü gününde gerçekleşirken, güvenlik güçleri göstericileri dağıtmak için biber gazı kullandı.
Gelişmenin arka planı
Lübnan ile İsrail arasındaki deniz sınırı anlaşması, ABD arabuluculuğunda yaklaşık iki yıl süren müzakerelerin ardından Ekim 2022'de imzalandı. Anlaşma, tartışmalı Karish gaz sahasının işletilmesine ilişkin düzenlemeler getiriyor ve her iki ülkenin de ekonomik çıkarlarını korumayı hedefliyor. Ancak Hizbullah ve müttefikleri, anlaşmanın İsrail'e Lübnan'ın egemenlik haklarından taviz verdiğini iddia ediyor. Protestocular, ellerinde "İsrail ile normalleşmeye hayır" ve "Egemenlik satılık değildir" yazılı pankartlar taşıdı.
Lübnan hükümeti ise anlaşmanın ülkenin çıkarlarına olduğunu savunuyor. Enerji Bakanı Walid Fayyad, anlaşmanın Lübnan'ın doğal gaz kaynaklarını geliştirmesine olanak tanıdığını ve ekonomik krizi hafifletmeye yardımcı olabileceğini belirtti. Ancak muhalif gruplar, hükümetin ulusal çıkarları korumadığını öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu anlaşma, Doğu Akdeniz'deki enerji jeopolitiği açısından kritik bir öneme sahip. Bölgedeki gaz sahaları, Avrupa'nın enerji arz güvenliği için alternatif bir kaynak olarak görülüyor. Anlaşma, İsrail ve Lübnan arasında 2006 savaşından bu yana en ciddi diplomatik adım olarak değerlendiriliyor. Ancak Hizbullah'ın anlaşmayı reddetmesi, Lübnan iç siyasetinde derin ayrılıkları ortaya koyuyor. ABD ve Fransa'nın desteklediği anlaşma, İran destekli Hizbullah'ın bölgedeki nüfuzunu sınırlamayı hedefliyor olabilir.
Protestolar, Lübnan'ın derinleşen ekonomik kriziyle de bağlantılı. Ülkede 2019'dan bu yana yaşanan mali çöküş, halkın hükümete olan güvenini zedeledi. Göstericiler, hükümetin ekonomik krizi çözmek için yeterli adım atmadığını, aksine İsrail'le anlaşma yaparak egemenlikten ödün verdiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Lübnan deniz sınırı anlaşması, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti ve deniz yetki alanları tartışmaları bağlamında Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, bölgede kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge konularında kendi haklarını savunurken, bu anlaşmanın emsal teşkil etmesinden endişe duyuyor. Ayrıca, Hizbullah'ın anlaşmaya karşı çıkması, İran-Türkiye rekabeti bağlamında Ankara'nın pozisyonunu etkileyebilir. Türkiye, Lübnan'daki siyasi istikrarı desteklemekle birlikte, anlaşmanın bölgesel güç dengesine etkilerini yakından takip etmektedir.