Beyaz Saray, Çin'in 2018 yılında dönemin Başkanı Donald Trump tarafından uygulamaya konulan tarifelerden kaçınmak için mallarını 40'tan fazla ülke üzerinden ABD'ye gönderdiğini ve bu durumun ABD hazinesine milyarlarca dolarlık kayba yol açtığını iddia etti. Perşembe günü yayınlanan 'Büyük Aktarma Dolandırıcılığı' başlıklı rapor, Çin'in bu yolla yıllık yaklaşık 60 milyar dolarlık ihracatı tarifelerden muaf tuttuğunu ortaya koydu. Raporda, bu ülkelerin çoğunun Çin'in ticaret ortakları olduğu ve ABD'nin ticaret açığını azaltma çabalarını baltaladığı belirtildi.
Gelişmenin Arka Planı
Rapora göre, Çin'in bu aktarma (transshipment) yöntemiyle ABD'ye gönderdiği mallar, özellikle Vietnam, Meksika ve Malezya gibi ülkeler üzerinden geçiyor. Bu ülkeler, Çin'in ihracatını kendi menşeili gibi göstererek ABD'nin uyguladığı ek gümrük vergilerinden kaçınmasını sağlıyor. Beyaz Saray yetkilileri, bu durumun ABD'li üreticilere haksız rekabet yarattığını ve yerli sanayiyi olumsuz etkilediğini vurguladı. Raporda, bu aktarma ağına dahil olan ülkelerin ABD'nin ticaret politikalarına karşı koordineli bir şekilde hareket ettiği öne sürüldü.
Uzmanlar, bu raporun özellikle ABD-Çin ticaret savaşının yeniden alevlenme ihtimaline işaret ettiğini belirtiyor. Trump döneminde başlayan tarifeler, Joe Biden yönetiminde de büyük ölçüde korunmuş, ancak uygulamalarda yumuşamalar yaşanmıştı. Şimdi ise Beyaz Saray, bu aktarma ağını ortadan kaldırmak için yeni önlemler almayı planlıyor. Bu kapsamda, ilgili ülkelerle müzakereler yürütülmesi ve gümrük denetimlerinin artırılması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, küresel tedarik zincirlerinde köklü değişikliklere yol açabilir. Çin'in bu aktarma yöntemini kullanması, ABD'nin ticaret politikalarının etkinliğini sorgulatırken, diğer ülkelerin de benzer yollara başvurabileceği endişesini doğuruyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki ülkeler, ABD-Çin arasındaki ticaret savaşından en çok etkilenenler arasında. Bu ülkeler, hem Çin'in ihracatına ev sahipliği yaparak hem de ABD ile ticari ilişkilerini sürdürerek hassas bir denge kurmaya çalışıyor.
ABD'nin bu raporu gündeme getirmesi, ticaret savaşlarının küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini derinleştirebilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi kuruluşlar, artan korumacılığın dünya ticaretini yavaşlattığını ve ekonomik büyümeyi tehdit ettiğini defalarca belirtmişti. Bu yeni gelişme, ABD'nin ticaret politikalarında daha agresif bir tutum sergileyeceğine işaret ediyor; bu da küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde Çin'den yapılan ithalatta gümrük tarifeleri uyguluyor ve bu tarifelerden kaçınma yöntemleri, Türkiye'nin ticaret politikalarını da etkileyebilir. ABD'nin aktarma ağına yönelik alacağı önlemler, Türkiye üzerinden yapılan ticaret akışlarını da etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin bu konudaki tutumu, Türkiye'nin Çin ile olan ticari ilişkilerinde dikkatli bir denge kurmasını gerektiriyor. Türkiye, hem ABD ile hem de Çin ile iyi ilişkiler sürdürmek isterken, bu tür küresel ticaret anlaşmazlıkları Türkiye ekonomisi üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Özellikle ihracatının önemli bir kısmını ABD'ye yapan Türk firmaları, bu süreçte fırsatlar yakalayabilir; ancak küresel ticaretin daralması riski de göz ardı edilmemeli.