ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Salı günü yaptığı açıklamada, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Washington’a gerçekleştireceği ve ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı ikili zirveden bir haftadan kısa süre önce, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile bu hafta sonu bir araya geleceğini doğruladı. Görüşme, iki taraf arasındaki son hazırlık müzakereleri olarak nitelendiriliyor.
Zirve öncesi diplomasi trafiği
Bessent’in açıklaması, ABD-Çin ilişkilerinde yoğun bir diplomasi haftasına işaret ediyor. Hazine Bakanı, yaptığı yazılı açıklamada, He Lifeng ile yapacağı görüşmenin “son hazırlık müzakereleri” olduğunu belirtti. Görüşmenin yeri ve saati henüz kamuoyuna açıklanmadı. Ancak kaynaklar, görüşmenin hafta sonu gerçekleşeceğini ve ticaret, yatırım ve makroekonomik politika başlıklarının ele alınacağını aktarıyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in önümüzdeki hafta Washington’a giderek Başkan Donald Trump ile bir araya gelmesi bekleniyor. Bu ziyaret, ABD-Çin ilişkilerinde son yıllarda artan gerilimin ardından yapılacak en üst düzey yüz yüze görüşme olma özelliği taşıyor. İki liderin ticaret anlaşmazlıkları, teknoloji rekabeti ve bölgesel güvenlik konularını ele alması bekleniyor.
Ekonomik ve stratejik bağlam
ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı, 2018’den bu yana küresel ekonomiyi olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biri oldu. Karşılıklı gümrük tarifeleri, teknoloji ihracat kısıtlamaları ve yaptırımlar iki ülke arasındaki ticaret hacmini daralttı. Ancak son aylarda iki taraf arasında diyalog sinyalleri güçlendi. Bessent’in He Lifeng ile yapacağı görüşme, bu diyaloğun somut bir adımı olarak değerlendiriliyor.
He Lifeng, Çin’in ekonomik politikalarından sorumlu önemli isimlerden biri. Daha önce ABD ile yapılan ticaret müzakerelerinde Çin heyetine başkanlık etmişti. Bessent ise Trump yönetiminin ekonomi politikalarını şekillendiren kilit isimler arasında yer alıyor. İkisinin bir araya gelmesi, zirve öncesi olası bir anlaşmanın çerçevesini çizmek açısından kritik görülüyor.
Uzmanlar, görüşmede ele alınması muhtemel başlıklar arasında tarife indirimleri, Çin’in ABD tahvillerindeki alımları, yarı iletken ihracatı ve yatırım kısıtlamaları gibi konuların yer aldığını belirtiyor. Ayrıca, Kuzey Kore ve Tayvan gibi jeopolitik meselelerin de masada olabileceği ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD-Çin ilişkilerindeki yumuşama sinyalleri, başta Asya-Pasifik olmak üzere küresel piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. İki ülke arasındaki ticaret savaşının sona ermesi veya hafiflemesi, küresel tedarik zincirleri, emtia fiyatları ve gelişmekte olan ülke ekonomileri üzerinde doğrudan etkili olacak. Özellikle ihracata dayalı ekonomiler, ABD ile Çin arasındaki gerilimin azalmasını olumlu karşılıyor.
Öte yandan, görüşmelerin başarısız olması durumunda ticaret savaşının yeniden alevlenme riski bulunuyor. Bu da küresel büyüme beklentilerini aşağı çekebilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, ABD-Çin ticaret geriliminin küresel ekonomik büyümeyi yavaşlattığı uyarısında bulunmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Çin arasındaki üst düzey görüşmeler ve olası bir ticaret anlaşması, Türkiye ekonomisi için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Küresel ticaretin canlanması, Türkiye’nin ihracat pazarlarında talep artışı yaratabilir. Ayrıca, ABD-Çin geriliminin azalması, enerji ve emtia fiyatlarında istikrar sağlayarak Türkiye’nin enflasyon ve cari açık üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Bununla birlikte, Türkiye’nin hem ABD hem de Çin ile dengeli ilişkiler yürütmesi, olası bir yumuşama döneminde ekonomik ve stratejik açıdan avantaj sağlayabilir. Zirveden çıkacak sonuçlar, Türk dış politikası için de yakından izlenmeli.