ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Federal Rezerv'in (Fed) politikaları, Japonya'nın yıllardır süren yen kayıplarını tersine çevirmesine yardımcı oldu. Yen, 2021'den bu yana en güçlü haftalık yükselişini kaydederek dolar karşısında yaklaşık yüzde 5 değer kazandı. Bu ani toparlanma, Japonya'da enflasyonu körükleyen ve küresel piyasaları etkileyen uzun süreli değer kaybının ardından geldi. Tokyo Yabancı Exchange Piyasası'nda dolar/yen paritesi 149 seviyesine geriledi; analistler bu hareketin arkasında ABD'nin Japonya'ya yönelik diplomatik baskısının yanı sıra Fed'in faiz indirimi beklentilerinin de olduğunu belirtiyor.
Yenin Yükselişinin Arkasındaki Faktörler
Japonya Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası (BOJ), yıllardır süren yenin zayıflığını durdurmak için çeşitli önlemler aldı. Ancak asıl dönüm noktası, ABD Hazine Bakanı Bessent'in geçtiğimiz hafta Tokyo'ya yaptığı ziyarette verdiği mesajlar oldu. Bessent, Japonya'nın döviz piyasasına müdahalesine açık destek vererek, 'aşırı volatilitenin' her iki ülkenin de çıkarına olmadığını vurguladı. Bu açıklama, piyasalarda ABD'nin artık güçlü dolar politikasını esnetmeye hazır olduğu şeklinde yorumlandı.
Fed cephesinde ise, Başkan Jerome Powell'ın son konuşmasında faiz indirimlerine kapı aralaması, doların küresel çapta değer kaybetmesine yol açtı. CME FedWatch verilerine göre, piyasalar eylül ayında yüzde 80 olasılıkla faiz indirimi fiyatlıyor. Bu gelişme, carry trade işlemlerini tersine çevirerek yatırımcıların yen alımına yönelmesine neden oldu. Japonya'nın on yıllık tahvil getirilerinin yüzde 1'in üzerine çıkması da yenin cazibesini artırdı.
Küresel Piyasalara Yansımalar
Yenin güçlenmesi, küresel hisse senedi piyasalarında dalgalanmaya yol açtı. Özellikle Japonya'nın ihracatçı şirketleri, güçlü yenin kâr marjlarını daraltması endişesiyle satış baskısı altında kaldı. Nikkei endeksi haftalık bazda yüzde 3 değer kaybetti. Bununla birlikte, Asya genelinde yatırımcılar yenin bu hareketinin bölgesel para birimlerine etkisini izliyor. Güney Kore wonu ve Çin yuanı da yenin güçlenmesine paralel olarak dolar karşısında değer kazandı.
Uzmanlar, yenin bu toparlanmasının sürdürülebilirliği konusunda temkinli. Zira Japonya'nın ticaret dengesi hâlâ açık veriyor ve BOJ'un faiz politikası güvercin kalmaya devam ediyor. Ancak ABD'nin desteği, yenin uzun vadede denge bulmasına yardımcı olabilir. Ayrıca bu durum, küresel enflasyon dinamiklerini de etkileyebilir; zira zayıf yen, Asya'da üretim maliyetlerini artırarak ithal enflasyonu tetikliyordu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yenin değer kazanması, Türkiye ekonomisi için dolaylı ancak önemli etkiler taşıyor. Güçlü yen, Japon otomobil ve elektronik üreticilerinin Türkiye'deki yatırımlarının maliyetini artırabilir; ancak aynı zamanda Türkiye'nin Japonya'ya ihracatını daha rekabetçi hale getirebilir. Küresel piyasalardaki risk iştahının azalması, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını yavaşlatabilir ve Türk lirası üzerinde baskı oluşturabilir. Öte yandan, Fed'in faiz indirim beklentileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) rezervleri üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Bu gelişmelerin ışığında, Türkiye'nin makroekonomik istikrarı korumak için döviz kuru dinamiklerini yakından izlemesi gerekiyor.