Washington ile Pekin arasında yıllardır süren ticaret geriliminde önemli bir kırılma yaşanabilir. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD ve Çin heyetlerinin yüksek gümrük vergileriyle karşı karşıya kalan bazı ürünlerde indirim seçeneğini masaya yatırdığını söyledi. Açıklama, Başkan Donald Trump'ın bu hafta Washington'da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'i ağırlamaya hazırlandığı bir dönemde geldi.
Bessent: Gümrük indirimi masada
Bessent, CNBC televizyonunda yayınlanan \"Squawk Box\" programına verdiği mülakatta, iki ülke yetkililerinin \"kritik olmayan\" olarak tanımladığı ürünlerde gümrük vergilerinin düşürülmesi konusunu değerlendirdiğini belirtti. Yayın sırasında kesilen ve kamuoyuna yansıyan kısa bölümde Bessent, taraflar arasındaki temasların sürdüğünü teyit etti. Açıklamanın ayrıntılarına ilişkin resmi bir yazılı bildiri yapılmadı.
Hazine Bakanı'nın sözleri, 2018'den bu yana iki ülke arasında katman katman derinleşen ve dünya ticaretine milyarlarca dolara mal olan gümrük savaşında ilk kez somut bir indirim sinyali olarak okunuyor. Ancak özette yer verilen ifadeler, görüşmelerin henüz hangi ürün gruplarını kapsadığına, indirim oranına ya da takvime ilişkin netlik içermiyor. Bessent'in söz konusu açıklamayı, Xi Jinping'in Washington ziyareti öncesinde yapması, diplomasi ve ticaret masalarının eş zamanlı çalıştığına işaret ediyor.
Müzakerelerin arka planı
ABD ile Çin arasındaki ticaret anlaşmazlığı, Trump'ın ilk başkanlık döneminde başlatılan ek gümrük vergileriyle yeni bir evreye girmişti. O dönemde çelik, alüminyum, yarı iletken, elektrikli araç ve nadir toprak elementleri gibi stratejik kalemlerde karşılıklı misilleme tarifeleri devreye alınmıştı. Sonraki yıllarda yapılan kısmi anlaşmalar, ticaret açığını kapatmaya yetmedi; aksine tedarik zincirlerinin bölünmesi, Avrupa ve Asya ekonomilerini de etkiledi.
Bessent'in \"kritik olmayan ürünler\" ifadesi, müzakere masasında önceliğin ulusal güvenlikle doğrudan ilişkili olmayan tüketim malları, tarım ürünleri ve bazı ara mamuller olabileceğini düşündürüyor. Böyle bir ayrım, ABD'nin yarı iletken ve yapay zekâ gibi stratejik sektörlerdeki kısıtlamaları korurken, enflasyon baskısı yaratan genel tarifelerde esneme arayışına girdiği şeklinde yorumlanabilir. Çin tarafı ise uzun süredir teknoloji ihracat kontrollerinin kaldırılmasını ve mevcut tarifelerin tamamen gözden geçirilmesini talep ediyordu.
Trump yönetiminin bu adımı, iç ekonomide fiyat baskılarını hafifletme ve seçmen tabanına ticaret savaşında kazanım götürme hedefiyle örtüşüyor. Öte yandan Pekin'in, tarife indirimini yalnızca ticaret başlığında değil, Tayvan, teknoloji ve yatırım kısıtlamalarında da taviz almak için bir kaldıraç olarak kullanması bekleniyor.
Küresel piyasalara etkisi
İki büyük ekonominin tarifelerde geri adım atması, küresel ticaret hacmi ve emtia fiyatları üzerinde doğrudan etki yaratabilir. Tarife indirimi sinyali, Asya borsalarında ve emtia piyasalarında iyimserlik yaratma potansiyeli taşıyor. Ancak görüşmelerin henüz mutabakat aşamasında olmaması, piyasalarda temkinli bir iyimserliğe yol açıyor.
Avrupa Birliği de olası bir ABD-Çin yakınlaşmasını yakından izliyor. Brüksel, Washington'un Çin'e yönelik tutumunda yumuşama olması hâlinde kendi çelik ve otomotiv ihracatına yönelik tarifelerde de esneme bekleyebilir. Dünya Ticaret Örgütü'nün uzun süredir işlevsiz kalan arabuluculuk mekanizması açısından ise bu tür ikili uzlaşmalar, çok taraflı ticaret sisteminin daha da aşınması anlamına gelebilir.
Uzmanlar, olası bir kısmi anlaşmanın kalıcı olup olmayacağını, iki ülkenin iç siyaset takvimlerine ve Xi Jinping'in ziyareti sırasında varılacak mutabakatın kapsamına bağlıyor. Ziyaretten somut bir \"tarife indirimi takvimi\" çıkmaması hâlinde piyasa tepkisinin sınırlı kalması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Çin arasındaki olası tarife indirimi, Türkiye'nin dış ticaret dengeleri açısından iki yönlü bir etki yaratabilir. Küresel ticarette canlanma, Türkiye'nin AB ve Orta Doğu'ya yönelik ihracatını dolaylı olarak destekleyebilir. Ancak Çin mallarının ABD pazarına daha kolay girmesi, Türk ürünlerinin rekabet gücünü zayıflatabilir. Öte yandan Ankara, ABD-Çin yakınlaşmasını kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak hem Washington'dan yaptırım hafifletmesi hem de Pekin ile ticaret ve yatırım anlaşmalarında avantaj sağlama fırsatı yakalayabilir. Bu nedenle sürecin yakından izlenmesi gerekiyor.
", "tags": ["ABD", "Çin", "gümrük vergisi", "ticaret savaşı", "Scott Bessent", "Xi Jinping"], "city": null, "is_breaking": 0, "priority_score": 50, "image_keyword": "Scott Bessent"}