ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, eski Başkan Donald Trump'ın Federal Reserve (Fed) yönetim kurulu üyeliğine aday gösterdiği ancak Senato'nun onaylamadığı tartışmalı ekonomist Judy Shelton'ı bakanlığa danışman olarak atadı. Shelton, Hazine Bakanı'na ekonomi politikaları konusunda danışmanlık yapacak. Bu atama, Trump döneminde gündeme gelen ve Senato'da partiler arası tartışmalara yol açan bir ismin yeniden kritik bir ekonomi pozisyonuna getirilmesi anlamına geliyor.
Shelton'ın Fed adaylığı neden tartışıldı?
Judy Shelton, 2020 yılında dönemin Başkanı Donald Trump tarafından Fed yönetim kurulu üyeliğine aday gösterilmişti. Ancak Shelton'ın ekonomi görüşleri, özellikle para politikası ve altın standardı konusundaki fikirleri, Senato'da ciddi direnişle karşılaştı. Altın standardına dönüşü savunması, faiz oranları konusundaki sıra dışı önerileri ve Fed'in bağımsızlığına ilişkin açıklamaları, hem Demokratlar hem de bazı Cumhuriyetçiler tarafından endişeyle karşılandı. Senato Bankacılık Komitesi'ndeki oylamada yeterli desteği bulamayan Shelton'ın adaylığı 2020 sonunda Senato Genel Kurulu'nda onaylanmadı ve süreç sonuçsuz kaldı.
Shelton, akademik kariyerinin yanı sıra siyasi alanda da çeşitli görevler üstlendi. Daha önce Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nda (EBRD) yönetici olarak görev yaptı ve 2016 yılında Trump'ın ekonomi danışmanlarından biriydi. Ayrıca altın standardını savunan kitapları ve makaleleriyle tanınıyor. Bu görüşleri, ana akım ekonomistler tarafından genellikle radikal veya uygulanamaz olarak değerlendirildi.
Hazine Bakanlığı'ndaki yeni rolü ne olacak?
Shelton'ın Hazine Bakanlığı'ndaki görevi "danışman" (counselor) olarak belirtildi. Bu rol, genellikle bakanın doğrudan danışmanlığını yapan, politika oluşturma süreçlerine katkı sunan bir pozisyon. Shelton'ın özellikle uluslararası ekonomi, para politikası ve finansal düzenlemeler konusunda Bessent'a danışmanlık yapması bekleniyor. Ancak atama, Senato onayı gerektirmediği için hızlı bir şekilde yürürlüğe girebilir. Bu durum, Trump'ın daha önce atayamadığı bir ismi kritik bir pozisyona getirmesi olarak yorumlanıyor.
Bessent, göreve gelmesinin ardından Hazine Bakanlığı'nda çeşitli atamalar yapmıştı. Shelton'ın atanması, Bessent'ın ekonomik ekibinde daha önce görev yapmış isimlerle birlikte, piyasalara ve Kongre'ye verilecek mesajlar açısından dikkatle izleniyor. Shelton'ın göreve başlamasıyla birlikte Hazine'nin para politikası ve döviz kurları konusundaki tutumunda bir değişiklik olup olmayacağı merak konusu.
Piyasalar ve Kongre nasıl tepki verecek?
Shelton'ın atanması, özellikle Fed'in bağımsızlığı konusunda hassas olan piyasa aktörleri tarafından yakından takip edilecek. Shelton'ın geçmişte Fed'in siyasi etki altında kalmaması gerektiği yönündeki teamüllere aykırı açıklamaları, bu atamayı daha da önemli kılıyor. Ayrıca, Hazine Bakanlığı'nın uluslararası ekonomik politikalarda daha revizyonist bir çizgi izleyebileceği sinyali olarak da okunabilir.
Kongre'de özellikle Demokratlar, Shelton'ın geçmişteki görüşlerini hatırlatarak atamayı eleştirebilir. Ancak danışmanlık pozisyonu Senato onayı gerektirmediği için Kongre'nin doğrudan engelleme yetkisi bulunmuyor. Yine de Senato'daki bazı isimler, Hazine'nin politikaları üzerinde etkili olabilecek bir ismin göreve getirilmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirebilir. Beyaz Saray ise atamayı, deneyimli bir ekonomistin hükümete katkı sağlayacağı şeklinde savunabilir.
Shelton'ın atanması, aynı zamanda Trump döneminde yaşanan Fed atama süreçlerinin bir yansıması olarak görülüyor. Trump, görevde olduğu süre boyunca Fed'e kendi görüşlerine yakın isimleri atamak istemiş ancak Senato'daki direnç nedeniyle bazı adaylıklar başarısız olmuştu. Şimdi Benzer bir ismin Hazine'de görev alması, Trump'ın ekonomi politikalarındaki etkisini sürdürme çabası olarak değerlendirilebilir.
Bölgesel ve küresel etkiler
ABD Hazine Bakanlığı, küresel finans sisteminde kritik bir role sahip. Shelton gibi tartışmalı görüşlere sahip bir ismin Hazine'de danışman olarak görev alması, özellikle gelişmekte olan ülkeler ve uluslararası finans kuruluşları nezdinde ABD'nin ekonomi politikalarına ilişkin algıyı etkileyebilir. Shelton'ın altın standardına olan ilgisi ve uluslararası para sistemine yönelik eleştirileri, dolardaki dalgalanmalar ve küresel ticaret dengeleri açısından izlenmeli. Ayrıca, Hazine'nin döviz kurları ve uluslararası borç konularındaki tutumu, gelişmekte olan piyasalar için önemli.
Bessent'in bu ataması, ABD'nin ekonomik diplomasisinde daha agresif veya kural tanımaz bir yaklaşımın habercisi olabilir. Özellikle Çin ile ticaret müzakereleri ve uluslararası vergilendirme konularında Hazine'nin pozisyonu, Shelton'ın danışmanlığıyla şekillenebilir. Avrupa Birliği ve diğer büyük ekonomiler, ABD'nin para politikası ve döviz kuru politikalarındaki olası değişimleri dikkatle izleyecektir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Hazine Bakanlığı'nda Judy Shelton gibi tartışmalı bir ismin danışman olarak atanması, Türkiye'nin ekonomi ve dış politikası açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Shelton'ın altın standardı ve para politikasına ilişkin sıra dışı görüşleri, küresel finans piyasalarında belirsizlik yaratabilir; bu da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin döviz kuru ve sermaye akımları üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca ABD'nin uluslararası ekonomik kurumlardaki tutumu, Türkiye'nin IMF ve Dünya Bankası ile ilişkilerini etkileyebilir. Ancak doğrudan bir yaptırım veya politika değişikliği sinyali olmadığı için etki sınırlı kalabilir. Yine de Türkiye, ABD'nin ekonomi yönetimindeki bu tür atamaları, küresel ticaret ve finansman koşulları açısından izlemeye devam etmeli.