Berlin, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırıların üçüncü yıl dönümünü Brandenburg Kapısı'nda düzenlenen anma enstalasyonu ve İsrail bayrağı gösterisiyle andı. Etkinlik, Almanya'da yeniden alevlenen antisemitizm endişeleri gölgesinde gerçekleşti. Başkent, saldırıda hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşunda bulunurken, İsrail'in yanında olduğu mesajını verdi.
Anmanın arka planı ve sembolizmi
Brandenburg Kapısı önünde kurulan anma enstalasyonu, 7 Ekim saldırılarında yaşamını yitiren 1.200'den fazla kişiyi ve kaçırılan 250'den fazla rehineyi sembolize eden görseller içeriyordu. Etkinliğe katılan yetkililer, İsrail bayrağını göndere çekerek Hamas'ı kınadı. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Şansölye Olaf Scholz'un da aralarında bulunduğu siyasi liderler, mesajlarında İsrail'in güvenliğinin Almanya için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Ancak etkinlik, ülkede artan antisemitik olaylar nedeniyle gölgede kaldı. Alman yetkililer, son bir yılda antisemitik saldırılarda yüzde 80'e varan artış olduğunu bildirdi. Polis, tören çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı; bazı Filistin yanlısı grupların karşı gösteri düzenlemesi bekleniyordu ancak yetkililer provokasyonlara izin verilmediğini açıkladı.
Almanya, İkinci Dünya Savaşı sonrası Holokost'un utancını taşıyan bir ülke olarak İsrail'in güvenliğini devlet politikası olarak görüyor. 7 Ekim saldırılarından bu yana Almanya, İsrail'e silah ihracatını artırdı ve Hamas yanlısı faaliyetleri yasakladı. Ancak ülkedeki Müslüman ve göçmen karşıtı gerilimler, toplumsal dokuyu zorluyor. Son aylarda camilere yönelik saldırılar ve sokaklarda yaşanan çatışmalar, Almanya'nın iç güvenlik gündemini meşgul ediyor. Hükümet, antisemitizmle mücadele için özel bir komisyon kurdu ve okullarda Holokost eğitimini güçlendireceğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Berlin'deki anma, Avrupa genelinde yükselen antisemitizm dalgasına karşı bir duruş sergiliyor. Fransa, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde de benzer törenler düzenlendi. Avrupa Birliği, antisemitizmi "kırmızı çizgi" ilan etti ve üye ülkelere yasal düzenlemeler çağrısı yaptı. Ancak Orta Doğu'daki savaşın uzaması, Avrupa'da toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor. Özellikle gençler arasında Filistin yanlısı protestoların artması, hükümetleri endişelendiriyor. Almanya, İsrail'e verdiği koşulsuz destekle AB içinde ayrışırken, İspanya ve İrlanda gibi ülkeler Filistin'i tanıma yolunda adımlar attı. Bu durum, AB'nin ortak dış politika belirleme kapasitesini zorluyor. Öte yandan, 7 Ekim sonrası küresel kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştiriler artmış, Birleşmiş Milletler'de ateşkes çağrıları yapılmıştı. Berlin'deki etkinlik, bu küresel gerilimin Avrupa ayağını yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Berlin'deki anma töreni, Türkiye'nin Avrupa'daki diasporası ve dış politikası açısından önem taşıyor. Almanya'da yaşayan 3 milyondan fazla Türk kökenli nüfus, yükselen antisemitizm ve İslamofobi arasında sıkışmış durumda. Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında Filistin'in yanında yer alırken, Almanya'nın İsrail'e koşulsuz desteği iki ülke arasında diplomatik gerilim yaratabilir. Ayrıca, Avrupa'da artan aşırı sağ ve göçmen karşıtı söylem, Türk toplumunu doğrudan etkiliyor. Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde bu hassasiyetleri gündeme getirmeli ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için diplomatik kanalları kullanmalıdır.