ABD'li muhafazakar yorumcu Ben Shapiro'un yapımcılığını üstlendiği yeni bir film, üniversite kampüslerinde devam eden Filistin yanlısı protestoları hedef alarak, göstericileri 'terörist' olarak nitelendiriyor. Middle East Eye'ın haberine göre, 'propaganda' olarak tanımlanan film, Shapiro'un medya şirketi The Daily Wire tarafından üretiliyor ve İsrail yanlısı bir anlatıyı körüklemekle suçlanıyor. Film, özellikle Gazze'deki savaşın ardından ABD üniversitelerinde artan Filistin yanlısı kamp kurma eylemlerini konu alıyor.
Filmin içeriği ve hedef kitlesi
Film, üniversite kampüslerinde Filistin yanlısı öğrenci gruplarını 'İslamcı teröristler' olarak tasvir ediyor ve bu grupların ABD'nin iç güvenliğine tehdit oluşturduğunu iddia ediyor. Shapiro, daha önce de benzer söylemlerle tanınan bir figür; özellikle İsrail-Filistin çatışmasında İsrail'in yanında yer almasıyla biliniyor. Film, sağ eğilimli medya organlarında geniş yer bulurken, eleştirmenler tarafından 'ırkçı ve kışkırtıcı' olarak nitelendiriliyor. Filmin özellikle genç muhafazakar izleyicilere hitap etmesi ve ABD'deki siyasi kutuplaşmayı derinleştirmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu film, yalnızca ABD'de değil, küresel çapta Filistin yanlısı hareketlere karşı bir psikolojik savaş aracı olarak görülüyor. Orta Doğu'da İsrail ile Filistin arasındaki çatışmanın yoğunlaştığı bir dönemde, Shapiro gibi etkili isimlerin propagandaya yönelmesi, uluslararası kamuoyunda Filistin davasına olan desteği zayıflatmayı amaçlıyor. Avrupa ve Asya'da da benzer filmlerin yapıldığı bilinirken, bu tür içeriklerin ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki çizgiyi zorladığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor ve bu tür propagandif içerikler, Türkiye'nin Orta Doğu'daki pozisyonunu hedef alıyor. Shapiro'un filmi, özellikle Türk üniversitelerinde de yankı bulan Filistin yanlısı hareketleri itibarsızlaştırmayı amaçlıyor. Türk dış politikası, İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözümü savunurken, bu tür filmlerin Türkiye'deki kamuoyunda tepki çekmesi muhtemel. Ayrıca, Türkiye'nin medya okuryazarlığı ve dezenformasyonla mücadele politikaları açısından, bu tür içeriklerin farkında olunması önem taşıyor.