İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, savunma bakanı olması halinde Filistinli tutuklulara yönelik idam cezalarının infazını hızlandıracağını ve Filistinlileri yerinden etme politikalarını hayata geçireceğini söyledi. Ben-Gvir, bir cezaevi ziyareti sırasında Filistinli bir tutukluya "Seni idam etmek istiyorum" dedi. Bu açıklamalar, İsrail'deki aşırı sağcı koalisyonun Filistinlilere yönelik sert politikalarını daha da derinleştirebileceğini gösteriyor.
İdam cezası ve Filistinlilerin yerinden edilmesi planları
Ben-Gvir, uzun süredir İsrail'de Filistinli tutuklulara yönelik idam cezasının uygulanmasını savunuyor. İsrail yasalarında idam cezası teorik olarak mümkün olsa da, 1962'de Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann'ın idamından bu yana hiç uygulanmadı. Ben-Gvir, savunma bakanı olması durumunda bu cezaların infazı için özel bir birim kuracağını belirtti. Ayrıca, Filistinlilerin yerinden edilmesi konusunda da açık sözlü: "Yahudi yerleşimciler için daha fazla alan yaratmak amacıyla Filistinlileri başka bölgelere taşıyacağız" dedi. Bu tür açıklamalar, uluslararası hukuka göre savaş suçu olarak değerlendirilebilecek eylemlerin sinyalini veriyor.
Ben-Gvir'in cezaevi ziyareti sırasında tutukluya söylediği "Seni idam etmek istiyorum" sözü, İsrail basınına yansıdı ve muhalefet tarafından kınandı. Ancak Ben-Gvir, sözlerinin arkasında durdu ve "Bu, İsrail'in güvenliği için gerekli" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı; ancak koalisyon ortaklarının bu tür söylemleri hükümet içinde gerilim yaratabilir.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Ben-Gvir'in açıklamaları, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan istikrarı daha da bozabilir. Filistin yönetimi, uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırdı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, "Bu açıklamalar, İsrail'in apartheid rejimini ve Filistin halkına yönelik soykırım niyetini gözler önüne seriyor" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "İsrail'in demokratik değerlere bağlı kalmasını bekliyoruz" ifadesini kullandı; ancak doğrudan Ben-Gvir'i eleştirmedi. Avrupa Birliği ise endişelerini dile getirdi ve İsrail'i uluslararası hukuka saygı duymaya çağırdı.
Ben-Gvir'in savunma bakanı olma ihtimali, İsrail siyasetinde önemli bir değişim anlamına geliyor. Şu anki Savunma Bakanı Yoav Gallant, daha ılımlı bir çizgide ve Gazze'deki askeri operasyonlarda temkinli davranıyor. Ben-Gvir'in bu göreve gelmesi halinde, İsrail'in askeri stratejisi daha agresif bir hal alabilir ve bölgede tansiyon yükselebilir. Ayrıca, Ben-Gvir'in Filistinlileri yerinden etme planları, Ürdün ve Mısır gibi komşu ülkeleri de doğrudan etkileyebilir; bu ülkeler, Filistinli mültecileri kabul etmeye sıcak bakmıyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), daha önce Ben-Gvir hakkında soruşturma başlatmıştı. Bu tür açıklamalar, UCM'nin dosyasını güçlendirebilir ve İsrailli yetkililer hakkında tutuklama emri çıkarılmasına yol açabilir. Ancak İsrail, UCM'nin yargı yetkisini tanımadığını açıklamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ben-Gvir'in açıklamaları, Türkiye'nin Filistin politikası açısından doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Türkiye, Filistinlilerin haklarını savunma konusunda kararlı ve İsrail'in bu tür eylemlerini uluslararası platformlarda sık sık gündeme getiriyor. Eğer Ben-Gvir savunma bakanı olursa, Türkiye-İsrail ilişkileri daha da gerilebilir ve bölgesel istikrar için yeni riskler ortaya çıkabilir. Türkiye, bu gelişmeyi yakından takip ederek diplomatik girişimlerini yoğunlaştırabilir ve müttefikleriyle ortak hareket edebilir. Ayrıca, Filistinlilerin yerinden edilmesi, Türkiye'nin insani yardım çabalarını da zorlaştırabilir.