Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta geçtiğimiz haftalarda patlak veren ve göçmen karşıtı sloganlarla şiddetlenen olayların önceden planlandığı ortaya çıktı. Bir sivil izleme grubu, Polis Service of Northern Ireland'a (PSNI) sekiz ay boyunca aşırı sağcı çevrimiçi ağlarda dolaşan bir hedef adres listesi hakkında defalarca uyarıda bulundu. Listede, göçmenlerin ve etnik azınlıkların yaşadığı evler ile işletmeler yer alıyordu. PSNI'nın uyarılara rağmen etkili bir önlem alamaması, güvenlik zaafiyeti tartışmalarını beraberinde getirdi.
Gelişmenin arka planı: Sekiz aylık uyarı süreci
İzleme grubu, adını açıklamadığı bir raporunda, listeyi ilk kez Nisan 2023'te tespit ettiğini belirtti. Listede 30'dan fazla adres bulunuyordu ve Telegram, Gab gibi aşırı sağcı platformlarda paylaşılıyordu. Grup, her ay düzenli olarak PSNI'ya yeni tespit edilen adresleri ve tehdit seviyesini bildirdi. Ancak polis, yalnızca birkaç adrese koruma sağlarken çoğu hedefe yönelik somut bir güvenlik önlemi almadı. Ağustos 2023'te Belfast'ta başlayan gösterilerde, listedeki adreslerin bir kısmına saldırı düzenlendi. Polis, olayları "önceden tahmin edilemeyen bir şiddet dalgası" olarak nitelendirse de izleme grubunun elindeki belgeler bu savı çürütüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Aşırı sağın Kuzey İrlanda'daki yükselişi
Kuzey İrlanda, yıllardır Katolik-Protestan gerilimiyle anılsa da son yıllarda aşırı sağcı grupların göçmen karşıtı söylemleri bölgede yeni bir çatışma hattı oluşturdu. Brexit sonrası artan yabancı düşmanlığı, özellikle Ukraynalı mültecilerin bölgeye yerleşmesiyle tetiklendi. Benzer olaylar Birleşik Krallık'ın diğer bölgelerinde de yaşanırken, Belfast'taki şiddetin planlı olması güvenlik birimlerinin istihbarat zafiyetini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu tür listelerin sosyal medyada hızla yayılabildiğini ve polisin erken müdahale etmesi gerektiğini vurguluyor. Olay, Avrupa genelinde aşırı sağın çevrimiçi ağlar üzerinden organize olma kapasitesine dair bir uyarı niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde göçmen karşıtı söylemlerin arttığı bir coğrafyada bulunuyor. Belfast'taki olay, aşırı sağcı grupların sosyal medyayı kullanarak hedef listeleri oluşturması ve şiddeti teşvik etmesi açısından Türkiye'deki yetkililere de uyarı niteliğinde. Türkiye'nin sınır güvenliği ve düzensiz göçle mücadelesinde, bu tür çevrimiçi ağların izlenmesi ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, Avrupa'da yükselen aşırı sağ dalga, Türk diasporasının güvenliğini de tehdit edebilir; bu nedenle Türk Dışişleri Bakanlığı'nın konuyu yakından takip etmesi gerekiyor.