Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’ta, sadık yanlısı (loyalist) grupların düzenlediği protestolar Salı gecesi şiddet olaylarına dönüştü. Shankill Yolu yakınlarındaki bir yerleşim caddesinde, tahta kaplanmış bir penceresi olan eve yaklaşan maskeli saldırganlar, içerideki kadın ve çocuklara dehşet dolu anlar yaşattı. Görgü tanıkları, saldırganların “İçerde küçük kızlar var” diyerek bağırdığını aktardı. Polis memurlarının olaya müdahale etmediği, bölgedeki güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı belirtiliyor.
Protestoların arka planı ve tırmanan gerilim
Son haftalarda Kuzey İrlanda’da artan gerginlik, özellikle Brexit sonrası ticaret düzenlemelerine ve Kuzey İrlanda protokolüne karşı duyulan hoşnutsuzluktan besleniyor. Sadık yanlısı gruplar, bu düzenlemelerin Birleşik Krallık ile Kuzey İrlanda arasında bir sınır oluşturduğunu savunuyor. Gösterilerde polise molotofkokteyli ve taş atıldı, bir polis aracı ateşe verildi. Polisin, saldırganlara müdahale etmek yerine geri çekilmeyi tercih etmesi, olayların daha da büyümesine yol açtı.
Saldırıya uğrayan evin, Katolik bir aileye ait olduğu iddia ediliyor. Bölgede mezhepsel gerilimlerin yeniden alevlenmesinden endişe ediliyor. 1998 Hayırlı Cuma Anlaşması’ndan bu yana büyük ölçüde durulan çatışmaların, bu tür olaylarla yeniden canlanabileceği uyarısı yapılıyor. Yetkililer, olayı “korkakça bir saldırı” olarak nitelendirirken, soruşturma başlatıldı.
Bölgesel ve küresel boyut: Brexit’in yaraları
Kuzey İrlanda’daki bu son gerilim, Brexit sürecinin bölgede yarattığı derin ayrışmayı gözler önüne seriyor. Kuzey İrlanda Protokolü, bölgenin AB’nin tek pazarında kalmasını sağlarken, Büyük Britanya ile Kuzey İrlanda arasında gümrük kontrolleri gerektiriyor. Sadık yanlısı toplum, bu durumu bir ihanet olarak görüyor. Öte yandan, cumhuriyetçi ve milliyetçi kesimler protokolü destekliyor. Birleşik Krallık hükümeti, protokolü yeniden müzakere etmeye çalışsa da AB ile anlaşmazlıklar sürüyor. Olaylar, uluslararası toplumda da endişeyle karşılanıyor; ABD ve AB yetkilileri taraflara itidal çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey İrlanda’daki bu olaylar, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, etnik ve mezhepsel gerilimlerin uluslararası barışa etkisi açısından önem taşıyor. Türkiye, terör ve ayrılıkçı hareketlerle mücadelede deneyim sahibi bir ülke olarak, bu tür çatışmaların diyalog ve siyasi çözümle yönetilmesi gerektiğini savunmaktadır. Ayrıca Brexit gibi büyük ölçekli politik değişimlerin, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebileceği dersini çıkarmak mümkündür. Türkiye’nin AB ile ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki gerilimler göz önüne alındığında, bu tür bölgesel krizlerin istikrarsızlığı artırabileceği unutulmamalıdır. Ancak mevcut olay, Türkiye’nin doğrudan güvenlik veya ekonomik çıkarlarını etkilememektedir.