Kuzey Gana'da, bebek sahibi olmak isteyen kadınlar, hamileliklerinin son dönemlerinde hayatlarını riske atarak kilometrelerce yol kat etmek zorunda kalıyor. Nehirleri geçip engebeli arazilerde ilerleyen bu kadınlar, temiz su ve gerekli tıbbi ekipmandan yoksun sağlık merkezlerine ulaşmaya çalışıyor. Rachel Hagan'ın haberine göre, bölgedeki anne ve bebek ölüm oranları, bu zorluklar nedeniyle endişe verici seviyelere ulaşmış durumda.
Sağlık Altyapısının Yetersizliği ve Kadınların Mücadelesi
Kuzey Gana'da, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan hamile kadınlar, doğum öncesi bakım ve acil doğum hizmetlerine erişimde büyük engellerle karşılaşıyor. Birçok kadın, doğum yapmak için en yakın sağlık merkezine ulaşmak için saatlerce yürümek, bisikletle gitmek veya derme çatma teknelerle nehirleri geçmek zorunda kalıyor. Bu sağlık merkezlerinde temiz su, elektrik ve temel tıbbi malzemeler genellikle bulunmuyor. Bölgede görev yapan hemşireler, çoğu zaman ellerindeki kısıtlı kaynaklarla çalışmak zorunda kalıyor ve acil durumlarda müdahale etmekte zorlanıyor. Bu koşullar, anne ve bebek ölümlerinin temel nedenleri arasında yer alıyor.
Yerel yönetimler ve uluslararası yardım kuruluşları, bölgedeki sağlık altyapısını iyileştirmek için çeşitli projeler yürütüyor. Ancak, fon yetersizliği ve lojistik zorluklar nedeniyle bu çabalar yavaş ilerliyor. Özellikle yağmur sezonlarında yolların kapanması, kadınların sağlık merkezlerine ulaşımını daha da imkansız hale getiriyor. Uzmanlar, bu sorunun çözümü için mobil sağlık kliniklerinin yaygınlaştırılması ve yerel ebelik eğitimlerinin artırılması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Gana'daki bu durum, Sahra Altı Afrika'nın birçok bölgesinde benzer sorunların yaşandığına işaret ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, bölgede her 100.000 canlı doğumda 500'den fazla anne ölümü gerçekleşiyor. Bu oran, gelişmiş ülkelere kıyasla 50 kat daha fazla. Küresel sağlık politikaları, anne sağlığını iyileştirmek için Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında önemli adımlar atılmasını öngörse de, uygulamada büyük eşitsizlikler devam ediyor.
COVID-19 salgını, bölgedeki sağlık sistemlerini daha da kırılgan hale getirdi. Sağlık çalışanlarının yeniden yönlendirilmesi ve kaynakların pandemiyle mücadeleye ayrılması, anne sağlığı hizmetlerinin aksamasına yol açtı. Bu durum, özellikle kırsal kesimdeki kadınları daha da zor durumda bıraktı. Uzmanlar, pandemi sonrası dönemde anne sağlığına yönelik yatırımların artırılması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika ülkeleriyle sağlık alanında iş birliğini artırmakta ve özellikle anne-çocuk sağlığı projelerine destek vermektedir. Gana'nın karşılaştığı bu sorunlar, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası kapsamında daha fazla teknik yardım ve altyapı desteği sağlama potansiyelini göstermektedir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi sağlık sistemindeki başarılı anne-çocuk sağlığı programları, benzer projelerin Afrika'da uygulanması için bir model oluşturabilir. Bu tür iş birlikleri, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü artırırken, küresel sağlık eşitsizliklerinin azaltılmasına da katkı sağlayabilir.