Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Kusra köyünde onlarca İsrailli yerleşimci, Filistinli aileleri kuşatarak su, elektrik ve temel ihtiyaç malzemelerinin ulaşımını kesti. Görgü tanıklarının aktardığına göre, yerleşimciler köyün ana girişlerini kapatarak araç geçişine izin vermiyor; ayrıca su tankerleri ve elektrik hatlarına müdahale ederek bölge sakinlerini abluka altına aldı. Olay, işgal altındaki Batı Şeria'da artan şiddet ve yerleşimci saldırılarının son örneği olarak kaydedildi.
Kusra'da Yaşam Felç Oldu
Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın haberine göre, yerleşimciler Pazar sabahı erken saatlerden itibaren Kusra köyüne yönelik geniş çaplı bir operasyon başlattı. Köyün dört bir yanına yayılan onlarca maskeli yerleşimci, Filistinli ailelerin evlerine yaklaşarak onları tehdit etti. Bazı yerleşimcilerin evlere taş attığı, araçlara zarar verdiği ve tarım arazilerini ateşe verdiği bildirildi.
Köy sakinleri, su ve elektrik kesintileri nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını belirtiyor. Özellikle yaz sıcağında su kesintisinin sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan bölge sakinleri, yetkililerden acil müdahale bekliyor. Kusra Muhtarı Muhammed Akab, yaptığı açıklamada, "Yerleşimciler sadece evleri değil, aynı zamanda köyün su kaynaklarını ve elektrik hatlarını da hedef alıyor. Bu, bir kolektif cezalandırma yöntemidir" dedi.
İsrail ordu güçlerinin ise yerleşimcilerin saldırılarına müdahale etmediği, hatta bazı noktalarda yerleşimcileri koruduğu yönünde tanık ifadeleri bulunuyor. Kusra köyü, Nablus'un güneydoğusunda yer alıyor ve mevcut yerleşim birimlerine yakınlığı nedeniyle sık sık yerleşimci saldırılarına maruz kalıyor.
Bölgesel Gerilim Tırmanıyor
Bu olay, Batı Şeria'da son aylarda artan yerleşimci şiddetinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin verilerine göre, 2024 yılında Batı Şeria'da yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında önemli bir artış yaşandı. Sadece geçen ay, işgal altındaki topraklarda en az 10 Filistinli, yerleşimci saldırılarında öldürüldü, yüzlerce kişi yaralandı.
Uluslararası toplum, yerleşimci şiddetini kınarken, İsrail hükümeti ise bu saldırıları genellikle "münferit olaylar" olarak nitelendiriyor. Ancak Filistin Yönetimi, bu tür saldırıların İsrail'in yasadışı yerleşim politikasının doğrudan bir sonucu olduğunu ve uluslararası toplumun acil önlem alması gerektiğini savunuyor. Ramallah'taki Filistin hükümeti, konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşımayı planladığını duyurdu.
Öte yandan, İsrail'in aşırı sağcı hükümetinin yerleşim politikalarını genişletme yönündeki adımları, bölgede iki devletli çözüm umutlarını daha da zayıflatıyor. Batı Şeria'daki yerleşimci nüfusunun son on yılda yüzde 20'den fazla arttığı ve mevcut yerleşimlerin genişletilmesi için yeni onaylar verildiği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin arka planında, bölgede artan istikrarsızlığın bir göstergesi. Türkiye, daha önce İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarını kınadı. Bu tür olaylar, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler nezdinde yaptığı Filistin'e yönelik çağrıların haklılığını pekiştiriyor. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları da bölge halkına destek sağlamak için hazır bekliyor. Ancak Türkiye'nin asıl önceliği, bölgede kalıcı bir barışın tesisi için uluslararası toplumun baskı uygulamasını sağlamak. Bu açıdan, yerleşimci şiddetinin artması, Türkiye'nin soruna daha fazla dikkat çekmesini gerektiriyor. Bölgedeki gelişmeler, aynı zamanda Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomasi ve nüfuz mücadelesinde önemli bir parametre olmaya devam ediyor.