İsrailli yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ait araçları ateşe verdi. Middle East Eye'ın haberine göre, saldırıda birden fazla aracın kullanılamaz hale geldiği belirtildi. Olayın ardından bölgeye İsrail güvenlik güçlerinin sevk edildiği, ancak saldırganlar hakkında herhangi bir gözaltı işlemi yapıldığına dair bilgi verilmediği kaydedildi. Son haftalarda Batı Şeria genelinde yerleşimci şiddetinde gözle görülür bir artış yaşanıyor.
Yerleşimci şiddetinde tırmanış
Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları, özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı sonrasında belirgin şekilde arttı. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütlerinin raporlarına göre, 2023'ün son çeyreğinden bu yana yerleşimci saldırılarında rekor düzeyde artış kaydedildi. Filistinli çiftçilerin hasat zamanlarında saldırıya uğraması, köylerin girişlerinin kapatılması, ev ve araçların kundaklanması gibi olaylar sıklaştı. İsrail ordusu genellikle bu tür saldırılarda ya sessiz kalıyor ya da olaylara müdahale etmekte isteksiz davranıyor. Uluslararası toplum, yerleşimci şiddetini kınasa da etkili bir yaptırım mekanizması devreye sokulamıyor.
Filistin makamları, yerleşimci saldırılarının sistematik bir hal aldığını ve bunun arkasında İsrail hükümetinin bazı bakanlarının teşvikinin bulunduğunu savunuyor. Aşırı sağcı İsrail hükümeti üyeleri, yerleşim inşaatlarını genişletme yönünde açıklamalarda bulunurken, bu durum uluslararası alanda da tepkiyle karşılanıyor. ABD yönetimi, yerleşimci şiddeti nedeniyle bazı İsrailli bireylere yaptırım uygulama kararı almıştı. Ancak bu yaptırımların caydırıcılığı tartışılıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Batı Şeria'daki istikrarsızlık, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan güvenlik ortamını daha da kötüleştiriyor. Filistin-İsrail çatışmasının çözümüne yönelik iki devletli çözüm perspektifi, yerleşimci şiddeti ve yerleşim genişlemesi nedeniyle giderek zayıflıyor. Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi aktörler, İsrail'e yönelik eleştirilerini artırsa da somut adımlar atmakta zorlanıyor. Bölgede tansiyonun yükselmesi, Lübnan, Suriye ve Ürdün gibi komşu ülkeleri de etkiliyor. Özellikle Ürdün, Batı Şeria'daki gelişmeleri yakından takip ediyor ve Filistinlilerin haklarının korunması çağrısında bulunuyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail ve Hamas yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkarma süreci, yerleşimci şiddeti konusunu da kapsayabilir. BM Güvenlik Konseyi'nde ise ABD'nin veto yetkisi, İsrail'e yönelik herhangi bir bağlayıcı karar alınmasını engelliyor. Bu durum, Filistinliler nezdinde uluslararası hukukun işlevsiz olduğu algısını güçlendiriyor. Sivil toplum kuruluşları, yerleşimci şiddetini belgeleyerek uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini ve İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarını yakından takip ediyor. Ankara, uluslararası platformlarda Filistin davasını savunmaya ve İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Son dönemde Türkiye-İsrail ilişkilerinde yaşanan normalleşme çabaları, Gazze savaşı ve Batı Şeria'daki gelişmeler nedeniyle sekteye uğradı. Türkiye, yerleşimci saldırılarını kınayarak, uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırıyor. Ayrıca insani yardım koridorlarının açılması ve Filistinlilerin korunması için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Batı Şeria'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve enerji politikalarını da dolaylı olarak etkiliyor.