İsrail yerleşimcileri, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Filistin köylerine Pazar günü erken saatlerde saldırı düzenledi. Filistinli yetkililer, saldırıda iki caminin kundaklandığını ve binaların duvarlarına ayrılıkçı yazılar yazıldığını bildirdi. Olay, Cuma günü yaşanan ve dört Filistinlinin ile biri sivil biri asker iki İsraillinin öldüğü çatışmaların ardından geldi. Saldırılar, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleşti.
Saldırının Detayları
Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın aktardığına göre, onlarca maskeli yerleşimci, Nablus'un güneyindeki Kusra köyüne ve Ramallah'ın kuzeyindeki El-Mughayyir köyüne baskın düzenledi. Görgü tanıkları, yerleşimcilerin camilere benzin dökerek ateşe verdiğini, bazı evlere ve araçlara zarar verdiğini, zeytin ağaçlarını kestiğini belirtti. Duvarlara ise İbranice 'Ayin Ayin' (Göz göze) ve 'Her ağaç için bir hayat' yazıldığı görüldü.
Kusra köyü muhtarı Hur Musa, yaptığı açıklamada, sabah namazı sırasında camiden dumanlar yükseldiğini fark ettiklerini, namaz kılanların tahliye edildiğini ve itfaiye ekiplerinin yangına müdahale ettiğini söyledi. İki camide de büyük hasar meydana geldiği, kitapların ve halıların yandığı bildirildi. İsrail ordusu, olayla ilgili inceleme başlattığını duyurdu, ancak yerleşimcilere yönelik herhangi bir gözaltı bilgisi paylaşılmadı.
Bu tür saldırılar, uluslararası hukuka göre savaş suçu olarak kabul edilmesine rağmen, İsrail güçlerinin yerleşimcilere yönelik nadiren yaptırım uyguladığı biliniyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Batı Şeria'da 2023 yılında yerleşimci şiddeti vakaları rekor seviyeye ulaşmıştı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı 'terör eylemi' olarak nitelendirerek uluslararası topluma İsrail'i kınamaya çağırdı.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
Saldırı, bölgede barış sürecinin tamamen durduğu ve İsrail hükümetinin sağ koalisyonunun yerleşim politikalarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, olayı 'kabul edilemez' olarak nitelendirirken, Avrupa Birliği de yerleşimci şiddetini kınayan açıklama yaptı. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, olayların 'kışkırtıcı unsurlar' tarafından gerçekleştirildiği savunuldu.
Batı Şeria'da son aylarda yaşanan şiddet olaylarında artış yaşanıyor. İsrail ordusunun Filistinlilere yönelik operasyonları ve yerleşimcilerin saldırıları, bölgede güvenlik durumunu giderek karmaşık hale getiriyor. Birleşmiş Milletler, 2023 yılında Batı Şeria'da en az 500 Filistinlinin İsrail güçleri veya yerleşimciler tarafından öldürüldüğünü, bunun 2005'ten bu yana en yüksek rakam olduğunu kaydetti.
Uluslararası toplum, İsrail'in 1967'den bu yana işgal ettiği Batı Şeria'daki yerleşimleri yasa dışı olarak görüyor. Ancak İsrail, bu topraklar üzerindeki tarihi ve dini haklarını savunuyor. Son saldırı, iki devletli çözümün uygulanabilirliğine yönelik endişeleri de artırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına verdiği güçlü desteği sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önceki benzer olaylarda İsrail'i uluslararası hukuka aykırı davranmakla suçlamış, Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya yönelik tehditlere karşı 'kırmızı çizgi' uyarısında bulunmuştu. Bu saldırı, Türkiye'nin İsrail ile son yıllarda normalleşme çabalarına rağmen, kamuoyundaki Filistin hassasiyetini yeniden gündeme getirebilir. Ankara'nın, Filistin yönetimi ile dayanışma mesajları vereceği ve uluslararası platformlarda İsrail'i kınayan girişimlerde bulunacağı değerlendiriliyor. Ayrıca, bölgedeki gerginliğin artması, Türkiye'nin Orta Doğu'daki stratejik dengeleri gözeten politikalarını etkileyebilir.