Orta Doğu'da ateşkes ve yeniden yapılanma çabaları sürerken, 'Barış Konseyi' adı verilen bir oluşum, Hamas'ın silahlarını Filistinli bir yönetim organına devredeceğini duyurdu. Ancak bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce yaptığı ifadelerle çelişiyor. Trump, Gazze'nin kontrolünün ABD tarafından üstlenileceğini ve Filistinlilerin bölgeden kalıcı olarak çıkarılacağını söylemişti. Şimdi ise 'Barış Konseyi' olarak bilinen grup, farklı bir senaryo öne sürüyor.
Barış Konseyi'nin Açıklaması ve Trump'ın Sözleri
'Barış Konseyi' olarak adlandırılan yapı, yaptığı yazılı açıklamada, Hamas'ın silah bırakmasını ve güvenlik sorumluluğunun Filistin Yönetimi'ne bağlı yeni bir organa devredilmesini öngören bir planı duyurdu. Açıklamada, bu adımın Gazze'de kalıcı istikrarı sağlayacağı ve iki devletli çözümün önünü açacağı belirtildi. Ancak bu plan, Trump'ın daha önce dile getirdiği 'Gazze'yi boşaltma' fikriyle taban tabana zıt. Trump, Şubat ayında yaptığı açıklamada, ABD'nin Gazze'yi devralacağını ve bölgenin yeniden inşa edileceğini, Filistinlilerin ise Mısır ve Ürdün gibi ülkelere yerleştirileceğini söylemişti. Bu söylem, uluslararası toplumda büyük tepki çekmiş ve 'etnik temizlik' olarak nitelendirilmişti.
Barış Konseyi'nin açıklaması, Trump'ın bu söylemini yumuşatma girişimi olarak yorumlanabilir. Ancak konseyin kimlerden oluştuğu ve ne kadar etkili olduğu belirsizliğini koruyor. Bazı analistlere göre bu, Trump yönetiminin Orta Doğu'da imajını düzeltme çabası olabilir. Zira Trump, seçim kampanyası sırasında Gazze'deki savaşı bitireceğini vaat etmişti. Ancak göreve geldikten sonra izlediği politika, Filistinlileri daha da zor durumda bıraktı.
Hamas'ın Silah Bırakma Olasılığı ve Bölgesel Tepkiler
Hamas'ın silah bırakması, uzun süredir İsrail ve uluslararası toplumun ön koşulu olarak öne sürülüyor. Ancak Hamas, silahlı mücadelenin işgal altındaki topraklarda meşru bir hak olduğunu savunuyor. Bu nedenle Barış Konseyi'nin açıklaması, Hamas tarafından henüz doğrulanmadı. Hamas yetkilileri, daha önce yaptıkları açıklamalarda, işgal sona ermeden silah bırakmayacaklarını vurgulamıştı. Bu yeni açıklamanın ardından Hamas'tan resmi bir yorum gelmemesi, planın gerçekliğini sorgulatıyor.
Bölgesel aktörler ise gelişmeyi temkinli karşıladı. Mısır, ateşkes girişimlerinde arabulucu rolü üstlenirken, Katar da Hamas ile iletişimini sürdürüyor. Suudi Arabistan ise Filistin devletinin kurulmasını destekleyen bir tutum sergiliyor. Ancak İsrail, Hamas'ın silah bırakması konusunda net bir tutum izliyor ve bu gerçekleşmeden Gazze'de sivillerin güvenliğinin sağlanamayacağını savunuyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce yaptığı açıklamada, Hamas'ın yok edilmesi hedefinden vazgeçmeyeceklerini belirtmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasının en güçlü destekçilerinden biri olarak, Gazze'de kalıcı ateşkes ve iki devletli çözümden yana. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk çabalarını etkileyebilir. Ancak Türkiye, Trump'ın daha önceki açıklamalarına sert tepki göstermiş ve bu planın 'etnik temizlik' olduğunu vurgulamıştı. Yeni Barış Konseyi açıklaması, Türkiye tarafından Filistinlilerin haklarının korunması açısından dikkatle izleniyor. Türkiye'nin, Hamas dahil Filistinli gruplarla diyaloğu, bu tür girişimlerin başarıya ulaşmasında kilit rol oynayabilir. Ancak Türkiye, bölgede kalıcı barışın ancak Filistinlilerin meşru haklarının tanınmasıyla mümkün olacağını savunuyor.