Bangladeş'te son iki yılda yaşanan siyasi depremlere rağmen (hükümet değişiklikleri, geçici yönetimler ve yeni seçimler) Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkilerde dikkat çekici bir devamlılık söz konusu. Dakka'nın Pekin politikası, iç siyasetteki radikal dönüşümlerden etkilenmemiş görünüyor. Peki bu sürekliliğin ardında yatan dinamikler neler? Üç farklı hükümet döneminde Çin-Bangladeş ilişkileri nasıl evrildi?
Siyasi Değişim, Dış Politikada Süreklilik
Bangladeş, 2022'den bu yana üç farklı hükümet yapısı deneyimledi: Şeyh Hasina'nın Awami Ligi liderliğindeki uzun soluklu iktidarı, ardından gelen geçici hükümet ve en son 2024 başında yapılan seçimlerle işbaşına gelen yeni koalisyon hükümeti. Her bir dönemde, iç politikada belirgin farklılıklar olsa da Çin ile ilişkilerde büyük bir kırılma yaşanmadı. Özellikle altyapı yatırımları, ticaret hacmi ve savunma işbirliği alanlarında süreklilik dikkat çekiyor. Bangladeş, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin'den önemli miktarda kredi ve yatırım almaya devam etti.
Hasina döneminde imzalanan büyük altyapı projeleri (derin su limanı, enerji santralleri, demiryolu hatları) sonraki hükümetler tarafından da sahiplenildi. Geçici hükümet döneminde bile bu projelerin finansmanının aksamaması, Çin'in Bangladeş üzerindeki ekonomik etkisinin ne denli derin olduğunu gösteriyor. Dakka, Pekin'in bölgesel rekabetinde önemli bir ortak olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hindistan Faktörü
Bangladeş'in Çin politikası, bölgesel jeopolitik dengeler açısından da kritik bir öneme sahip. Hindistan, geleneksel olarak Bangladeş ile yakın ilişkiler içinde olmasına rağmen Dakka'nın Pekin'e yönelmesi Yeni Delhi'yi rahatsız ediyor. Özellikle Kuşak ve Yol projelerinin Bangladeş üzerinden Myanmar ve Güneydoğu Asya'ya bağlanması, Hindistan'ın doğu sınırında Çin etkisini artırıyor. Dakka, Hindistan-Çin rekabetinde denge politikası izlemeye çalışsa da, ekonomik bağımlılık Pekin lehine işliyor.
ABD ve Japonya da Hint-Pasifik stratejileri kapsamında Bangladeş'e alternatif yatırım seçenekleri sunmaya çalışıyor. Ancak Çin'in hızlı kredi sağlama ve altyapı inşa kapasitesi, Dakka'nın tercihini etkiliyor. Bu durum, Bangladeş'in dış politikasında pragmatizmi ön plana çıkardığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bangladeş-Çin ilişkilerindeki süreklilik, Türkiye'nin Güney Asya politikası açısından iki yönlü bir öneme sahip. Birincisi, Türkiye Bangladeş ile son yıllarda ticaret ve savunma işbirliğini artırırken, Dakka'nın Pekin'e bağımlılığının sürmesi Ankara'nın bu ülkeye yönelik stratejisini şekillendirebilir. İkincisi, Çin'in Bangladeş üzerinden Hindistan'ı çevreleme çabaları, Türkiye'nin Hindistan ile dengeli ilişkiler kurma arayışında dikkate alınması gereken bir faktör. Ayrıca, Türkiye'nin Kuşak ve Yol Girişimi'ne katılımı ve Orta Koridor vizyonu, Bangladeş deneyiminden çıkarılabilecek dersler sunuyor. Dengeli bir dış politika izleyen Bangladeş modeli, Türkiye için de jeopolitik bir referans olabilir.