Tayland'ın başkenti Bangkok'ta son 15 yılın en kötü seli yaşanıyor. Günlerce süren sağanak yağışların ardından kentin birçok bölgesinde su seviyesi diz boyunu aştı; binlerce kişi evlerini terk ederek barınaklara sığındı, marketlerde gıda stokları tükenmeye başladı. Yetkililerin sel uyarılarını geç yaptığı yönünde yaygın bir kanı var. Pazartesi günü itibarıyla kentin bazı bölgelerinde suyun çekilmeye başladığı ancak tehlikenin tamamen geçmediği bildirildi.
Sel felaketinin boyutları ve kronolojisi
Geçtiğimiz hafta boyunca etkili olan muson yağmurları, Bangkok'un altyapısını felç etti. Chao Phraya Nehri'nin taşması ve kentin kanalizasyon sisteminin yetersiz kalması sonucu birçok cadde ve meydan göle döndü. Başkentin kuzey ve doğu banliyölerinde su seviyesi yer yer 1,5 metreye ulaştı. Tayland Hükümeti, 2011'deki büyük sel felaketinden bu yana en kötü su baskınıyla karşı karşıya olduklarını açıkladı. 2011'deki sellerde 800'den fazla kişi hayatını kaybetmiş, milyarlarca dolarlık hasar meydana gelmişti. Bu kez can kaybı henüz netleşmemekle birlikte, en az 10 kişinin hayatını kaybettiği, onlarca kişinin kaybolduğu bildiriliyor. Elektrik kesintileri ve içme suyu sıkıntısı da yaşanıyor. Bangkok Valiliği, su altında kalan yollar nedeniyle trafiğin durma noktasına geldiğini, okulların tatil edildiğini ve bazı hastanelerin tahliye edildiğini duyurdu. Kentin en büyük havaalanı Suvarnabhumi'de uçuşlarda aksamalar yaşanıyor. Başbakan Srettha Thavisin, kriz yönetimi için özel bir koordinasyon merkezi kurulduğunu açıkladı. Ancak muhalefet ve yerel halk, uyarı sisteminin çökmesinden şikayetçi. Birçok mahalle sakini, sular yükselmeden önce kendilerine yeterli bilgi verilmediğini, tahliye çağrısının ise su bastıktan sonra yapıldığını söylüyor.
Bölgesel ve küresel etkiler
Bangkok, Güneydoğu Asya'nın en önemli ekonomik ve turistik merkezlerinden biri. Sel felaketi, Tayland ekonomisine ciddi darbe vurma potansiyeli taşıyor. Ülke GSYİH'sinin yaklaşık %10'unu oluşturan turizm sektörü, sel nedeniyle rezervasyon iptalleriyle karşı karşıya. Küresel tedarik zincirleri açısından da Tayland önemli bir elektronik ve otomotiv üretim üssü. Fabrikaların su altında kalması veya üretimin durması, bölgesel ticareti olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak görülen aşırı hava olayları, Güneydoğu Asya'da giderek sıklaşıyor. Bangkok, deniz seviyesinin yükselmesi ve zemin çökmesi nedeniyle dünyanın en hızlı batan şehirlerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, bu tür sellerin önümüzdeki yıllarda daha da artacağı uyarısında bulunuyor. Hükümetin altyapı yatırımlarını artırması ve erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi bekleniyor. Uluslararası yardım kuruluşları da bölgeye destek göndermeye hazırlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland'daki sel felaketi, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel ekonomik yansımaları açısından önem taşıyor. Türkiye, Tayland ile sınırlı da olsa ticari ilişkilere sahip; özellikle elektronik ve otomotiv yan sanayi ürünleri ithalatında Tayland önemli bir tedarikçi. Sel nedeniyle üretim aksamaları, bu ürünlerin fiyatlarında dalgalanmaya yol açabilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olayları, Türkiye'nin de sıkça karşılaştığı bir sorun. Bangkok'taki durum, kentsel altyapı ve erken uyarı sistemlerinin önemini bir kez daha gösteriyor. Türkiye, kendi sel riski yönetimi politikalarını gözden geçirirken Tayland deneyiminden ders çıkarabilir. Bölgesel istikrar açısından ise Güneydoğu Asya'daki ekonomik kayıplar, küresel tedarik zincirleri üzerinden dolaylı olarak Türkiye'yi de etkileyebilir.