Al Jazeera'nın spor yazarı Samantha Johnson, futbol tarihinin en prestijli bireysel ödülü olan Ballon d'Or'u hiç kazanamamış en büyük oyuncuları mercek altına aldı. Her yıl dünyanın en iyi futbolcusuna verilen ödül, kariyerleri boyunca olağanüstü performans sergileyen ancak bu onura ulaşamayan birçok yıldızı geride bıraktı. Peki, bu isimler kimler ve neden bu ödülü kazanamadılar?
Ballon d'Or'un Tarihçesi ve Seçim Kriterleri
Ballon d'Or, 1956 yılından bu yana France Football dergisi tarafından veriliyor. Başlangıçta sadece Avrupalı oyunculara açık olan ödül, 1995'te dünya genelindeki tüm futbolculara genişletildi. 2010-2015 yılları arasında FIFA ile ortaklaşa verilen ödül, 2016'dan itibaren yeniden France Football'un kontrolüne geçti. Oylama, ulusal takım kaptanları, teknik direktörler ve gazetecilerden oluşan bir panel tarafından yapılıyor. Bu durum, ödülün bazen takım başarısından çok bireysel istatistiklere ve medya etkisine dayalı olarak verilmesine yol açabiliyor.
Ödülü Kazanamayan Efsaneler
Listenin başında şüphesiz Pelé geliyor. Brezilyalı efsane, 1958, 1962 ve 1970 Dünya Kupası zaferlerine rağmen, dönemin kuralları gereği sadece Avrupalı olmayan oyuncular aday gösterilemediği için bu ödülü hiç kazanamadı. 1995'te kural değiştiğinde ise Pelé artık aktif futbol hayatını sonlandırmıştı. Bir diğer büyük isim Diego Maradona. 1986 Dünya Kupası'nda tek başına Arjantin'i şampiyonluğa taşıyan Maradona, kulüp kariyerinde de Napoli ile efsaneleşti ancak Ballon d'Or'a hiç uzanamadı. 1990'ların ortasında ödül dünya çapına açıldığında ise Maradona'nın en parlak dönemi geride kalmıştı.
Modern futbolun en büyük isimlerinden biri olan Ronaldinho, 2004 ve 2005 yıllarında dünyanın en iyi oyuncusu seçilmesine rağmen Ballon d'Or'u kazanamadı. O dönemde ödül, Pavel Nedvěd ve Andriy Shevchenko gibi isimlere gitti. Thierry Henry de Arsenal'in yenilmezler kadrosunun yıldızı olarak 2003 ve 2006'da aday gösterildi ancak ödülü kazanamadı. Henry, 2003'te Pavel Nedvěd'e, 2006'da ise Fabio Cannavaro'ya geçildi. Bir başka Fransız yıldız Zinedine Zidane, 1998 Dünya Kupası ve 2000 Avrupa Şampiyonası zaferlerine rağmen sadece 1998'de ödülü kazanabildi; oysa kariyeri boyunca üç kez final oynadı.
İspanyol futbolunun son dönemdeki en büyük yeteneklerinden Andrés Iniesta ve Xavi Hernández, Barcelona'nın ve İspanya'nın altın çağında ödülü Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo'nun gölgesinde kaldılar. İkisi de 2010 ve 2012 yıllarında aday gösterildi ancak ödülü kazanamadı. Iniesta, 2010 Dünya Kupası finalinde attığı golle tarihe geçmesine rağmen Ballon d'Or'u alamadı. Aynı şekilde Xavi de 2008, 2009 ve 2011'de üç kez üst üste aday gösterildi ancak hiçbirinde birinci olamadı.
Forvet oyuncuları arasında Robert Lewandowski, 2020'de ödülün favorisiydi ancak COVID-19 pandemisi nedeniyle ödül iptal edildi. 2021'de ise Messi'ye geçildi. Lewandowski, 2020-21 sezonunda Bayern Münih ile altı kupa kazanmış ve 41 gol atmıştı. Bir diğer Polonyalı, 1974'te Grzegorz Lato, Dünya Kupası gol kralı olmasına rağmen ödülü kazanamadı. Ayrıca, Paolo Maldini gibi defans oyuncuları da bu ödülü kazanmakta zorlandı; Maldini, kariyeri boyunca beş kez aday gösterildi ancak hiç kazanamadı.
Ödülün Adaletsizliği Tartışması
Ballon d'Or'un seçim süreci sık sık eleştirilere maruz kalıyor. Özellikle 2010'lar boyunca Messi ve Ronaldo arasındaki rekabet, diğer yetenekli oyuncuların ödülü kazanmasını engelledi. Birçok futbol yorumcusu, ödülün sadece hücum oyuncularına verilmesi ve defans ile orta saha oyuncularının yeterince değerlendirilmemesi nedeniyle adaletsiz olduğunu savunuyor. Ayrıca, oylamanın medya etkisi altında kalması ve popüler oyuncuların daha fazla öne çıkması da eleştirilen noktalar arasında.
Ballon d'Or'un Küresel Futbol Üzerindeki Etkisi
Ballon d'Or, sadece bir ödül olmanın ötesinde, futbolcuların piyasa değerini, sponsorluk anlaşmalarını ve küresel tanınırlığını doğrudan etkiliyor. Özellikle 1995 sonrası dönemde ödülün küreselleşmesi, Afrika, Güney Amerika ve Asya'dan gelen oyuncuların da aday gösterilmesini sağladı. Ancak yine de Avrupa merkezli bir bakış açısının hakim olduğu ve Avrupa liglerinde oynamayan oyuncuların yeterince görünür olmadığı belirtiliyor. Bu durum, ödülün gerçek anlamda küresel bir nitelik kazanıp kazanmadığı tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ballon d'Or, Türk futbolu için de önemli bir referans noktası. Bugüne kadar hiçbir Türk futbolcu bu ödülü kazanamadı; ancak Hakan Şükür, Rüştü Reçber ve Arda Turan gibi isimler zaman zaman aday gösterildi. Özellikle 2002 Dünya Kupası'nda üçüncü olan Milli Takım'ın oyuncuları, o dönemde ödül için yeterince destek göremedi. Türkiye'de futbolun popülaritesi ve Süper Lig'in rekabet gücü, genç yeteneklerin gelişimi için önemli bir zemin sunuyor. Ancak Ballon d'Or gibi küresel ödüllerin kazanılması, sadece bireysel yetenekle değil, aynı zamanda lig kalitesi, medya görünürlüğü ve uluslararası başarılarla da doğrudan ilişkili. Türk futbolunun gelecekte bu ödülü kazanabilecek oyuncular çıkarması için altyapıya ve uluslararası deneyime yatırım yapması gerekiyor.