Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde girişim sermayesi yatırımları, 2024 yılının ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30'un üzerinde düşüş kaydetti. Magnus'ın kurucusu Philip Bahoshy'nin paylaştığı verilere göre, bölgedeki toplam girişim yatırımı 1.2 milyar dolar seviyesine geriledi. Bu düşüş, küresel risk sermayesi daralmasının yanı sıra bölgesel jeopolitik gerginliklerin de etkisiyle gerçekleşti.
Gelişmenin Arka Planı
2023 yılında MENA bölgesindeki girişim yatırımları 1.8 milyar dolar civarındaydı. 2024'ün ilk yarısındaki sert düşüş, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan gibi bölgenin önde gelen ekonomilerinde belirgin oldu. BAE, 2024'ün ilk yarısında 500 milyon doların altında yatırım alırken, Suudi Arabistan 400 milyon dolar seviyesinde kaldı. Mısır ve Ürdün gibi diğer büyük pazarlarda da düşüş yaşandı.
Yatırımdaki azalmanın başlıca nedenleri arasında küresel faiz oranlarının yüksek seyretmesi, yatırımcıların daha temkinli davranması ve bölgedeki siyasi belirsizlikler yer alıyor. Özellikle İsrail-Filistin çatışmasının tırmanması, Lübnan ve Yemen'deki krizler, yatırımcı güvenini olumsuz etkiledi. Ayrıca, girişimlerin halka arz yoluyla çıkış yapma imkanlarının azalması da fon bulma sürecini zorlaştırdı.
Fintek sektörü, en fazla yatırım çeken alan olmaya devam etti. Ancak fintek yatırımları da geçen yıla göre yüzde 25 azalarak 400 milyon dolara geriledi. E-ticaret ve sağlık teknolojileri ise sırasıyla 200 milyon ve 150 milyon dolar yatırım aldı. Yapay zeka girişimleri, küresel ilgiye rağmen MENA bölgesinde henüz büyük bir yatırım çekmedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
MENA bölgesindeki girişim yatırımlarındaki düşüş, küresel trendlerle paralellik gösteriyor. Dünya genelinde 2024'ün ilk yarısında girişim sermayesi yatırımları bir önceki yıla göre yüzde 20 azaldı. ABD ve Avrupa'da da benzer düşüşler yaşandı. Ancak MENA bölgesindeki düşüşün daha sert olması, bölgesel risklerin daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ekonomiler, yatırım çekmek için çeşitli teşvik mekanizmaları geliştiriyor. Suudi Arabistan, Vizyon 2030 programı kapsamında girişimcilere vergi avantajları ve fon sağlarken, BAE de Dubai ve Abu Dabi'deki serbest bölgelerde yeni kurulan şirketleri destekliyor. Ancak bu çabalar, küresel fon sıkışıklığı karşısında yeterli olmayabiliyor.
Uzmanlar, ikinci yarıda iyileşme beklese de büyümenin sınırlı kalacağını öngörüyor. Suudi Arabistan ve Katar gibi petrol zengini ülkelerin yatırım fonları, yerel girişimlere yönelerek düşüşü kısmen dengeleyebilir. Ancak bölgesel istikrarsızlık devam ederse, yatırım akışının toparlanması zaman alabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ortadoğu'daki girişim yatırımlarındaki düşüş, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da bölgesel ekonomik yavaşlama Türk şirketlerinin ihracat ve ortaklık fırsatlarını sınırlayabilir. MENA ülkeleri, Türkiye'nin inşaat, savunma ve teknoloji ihracatında önemli pazarlar. Ayrıca, Körfez ülkelerindeki yatırım fonlarının Türkiye'ye yönelmesi olasılığı da bulunuyor; zira bu fonlar, düşen getiriler nedeniyle alternatif pazarlar arayışına girebilir. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2024'ün ilk yarısında nispeten dirençli kalırken, bölgesel istikrarsızlık uzun vadede risk oluşturabilir.