Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) önde gelen iş insanlarından Khalaf Ahmad Al Habtoor, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Gazze'deki Filistinlilere yönelik gece öldürme çağrısına sert tepki göstererek, ülkesinin İsrail'le imzaladığı normalleşme anlaşmasını sorguladı. Al Habtoor, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ben-Gvir'in sözlerini 'barbarca' olarak nitelendirdi ve bu tür bir tutumun barış sürecine zarar verdiğini belirtti. BAE'li milyarder, İbrahim Anlaşmaları olarak bilinen normalleşme sürecinin, İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırgan politikaları devam ederken anlamsız hale geldiğini ifade etti.
Ben-Gvir'in Tartışmalı Açıklamaları ve Tepkiler
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Gazze'deki Filistinlilere yönelik 'gece öldürme' operasyonlarının düzenlenmesi çağrısında bulunmuştu. Ben-Gvir, bu ifadesiyle İsrail ordusunun Gazze'deki askeri operasyonlarının daha da sertleştirilmesini ima etmişti. Bu sözler, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, birçok ülke ve insan hakları örgütü tarafından kınandı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, bu tür çağrıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve şiddeti körüklediğini belirtti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise Ben-Gvir'in sözlerini 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi.
Ben-Gvir'in bu açıklaması, İsrail hükümeti içinde de tartışmalara yol açtı. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun koalisyon ortağı olan aşırı sağcı siyasetçi, daha önce de Filistinlilere yönelik kışkırtıcı ifadeleriyle gündeme gelmişti. Ben-Gvir'in bu son çıkışı, İsrail'in uluslararası alanda daha da yalnızlaşmasına neden olduğu yorumlarına yol açtı.
İbrahim Anlaşmaları ve BAE-İsrail İlişkileri
BAE'li iş insanı Al Habtoor'un bu çıkışı, İbrahim Anlaşmaları'nın sorgulanmaya başlandığı bir dönemde geldi. 2020 yılında ABD'nin arabuluculuğunda imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile BAE, Bahreyn, Fas ve Sudan İsrail'le ilişkilerini normalleştirmişti. Bu anlaşmalar, bölgesel barışa katkı sağlaması ve ekonomik iş birliğini artırması amacıyla uluslararası toplum tarafından memnuniyetle karşılanmıştı. Ancak İsrail'in Filistin politikaları, özellikle de Gazze'ye yönelik saldırıları, bu anlaşmaların meşruiyetini zedelemeye devam ediyor.
Al Habtoor, 'İbrahim Anlaşmaları'nın ruhu, barış ve karşılıklı saygıya dayanıyor. Ancak İsrail'in bu tür eylemleri, anlaşmanın temelini dinamitliyor' dedi. BAE'li iş insanı, ülkesinin hükümetine de çağrıda bulunarak, İsrail'le ilişkilerin gözden geçirilmesi gerektiğini savundu. Al Habtoor'un bu açıklamaları, BAE'deki bazı çevrelerde de destek bulurken, normalleşme karşıtları tarafından da haklı bulundu.
Öte yandan, BAE hükümeti resmi olarak İbrahim Anlaşmaları'na bağlı olduğunu ve bölgesel barışa katkı sağlamaya devam edeceğini açıkladı. Ancak İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları, BAE kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor. Son aylarda BAE'de Filistin davasına destek gösterileri düzenlenirken, hükümetin İsrail'le ilişkilerini gözden geçirmesi yönünde baskılar artıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek ve bölgesel politikaları açısından önemli bir arka plan oluşturuyor. Türkiye, İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırılarını defalarca kınadı ve uluslararası toplumu İsrail'e yaptırım uygulamaya çağırdı. BAE'li bir iş insanının normalleşmeyi sorgulaması, Arap kamuoyunda artan tepkiyi gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgede Filistin davası lehine yürüttüğü diplomasiye güç kazandırabilir. Ayrıca, İsrail'in Gazze'deki politikaları nedeniyle uluslararası alanda yalnızlaşması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve bölgesel ittifaklar açısından da yeni fırsatlar ve riskler doğurabilir. Türkiye, bu süreçte Filistin halkının haklarını savunmaya devam ederken, bölgedeki dengeleri de gözetmek durumundadır.