Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli bir akademisyenin Pakistan hakkında attığı sert bir tweet, iki ülke arasındaki ilişkilerdeki derin kırılganlığı ve bu yılın başlarında Mekke'de yapılan zirvede imzalanan anlaşmaya yönelik BAE'nin duyduğu rahatsızlığı gözler önüne serdi. Orta Doğu Gözü'nün haberine göre, Emirati akademisyenin paylaşımı, Pakistan'ın İslam dünyasında artan nüfuzuna ve Suudi Arabistan öncülüğündeki ittifaklara yönelik BAE'deki endişeleri yansıtıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Olayın merkezinde, kimliği gizli tutulan ancak BAE'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından birine bağlı olduğu belirtilen bir akademisyenin Twitter hesabından yaptığı paylaşım yer alıyor. Akademisyen, Pakistan'ın keşmir meselesi ve İslam ülkeleri arasındaki dayanışma konularındaki tutumunu eleştirirken, "Pakistan'ın İslam dünyasında oynadığı rol, BAE'nin çıkarlarıyla örtüşmüyor" ifadelerini kullandı.
Bu tweet, özellikle Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde 31 Mayıs 2019'da düzenlenen Mekke Zirvesi'nde imzalanan ve İran'a yönelik ortak bir duruş sergilenmesini öngören anlaşmanın ardından geldi. Zirveye katılan Pakistan Başbakanı İmran Han, anlaşmayı imzalamış ancak ülkesinin İran ile sınır komşusu olduğunu ve bu ülkeyle diyaloğu sürdüreceğini açıklamıştı. Bu açıklama, özellikle İran karşıtı duruşuyla bilinen BAE ve Suudi Arabistan'ı rahatsız etmişti.
Emirati akademisyenin tweeti, aslında bu rahatsızlığın bir dışavurumu olarak yorumlanıyor. Pakistan'ın, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona tam destek vermemesi ve kendi ulusal çıkarlarını öncelemesi, BAE'nin stratejik hesaplarını bozuyor. Özellikle Yemen'deki savaşta Pakistan'ın askeri katkı sağlamak yerine arabuluculuk yapmayı tercih etmesi, BAE'nin hayal kırıklığını artırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gerilim, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda İslam dünyasındaki ittifak dengelerini de etkiliyor. Pakistan, uzun süredir Suudi Arabistan ve BAE ile yakın ilişkiler geliştirmiş, hatta bu ülkelerde önemli sayıda Pakistanlı işçi çalışıyor. Ancak son yıllarda Pakistan'ın Çin ve İran ile yakınlaşması, Körfez ülkelerinde endişe yaratıyor.
Mekke Zirvesi, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin İran'ın bölgesel müdahalelerine karşı ortak tavır almasını hedefliyordu. Ancak Pakistan'ın ılımlı tutumu, zirvenin sonuç bildirgesinde de yumuşamaya yol açtı. Bu durum, BAE ve Suudi Arabistan'ın İran'a karşı oluşturmaya çalıştığı cepheyi zayıflatıyor.
Uzmanlara göre, BAE'nin Pakistan'a yönelik bu rahatsızlığı, bölgesel rekabetin bir parçası. Özellikle İran'ın nükleer programı ve balistik füze kapasitesi konusunda BAE, ABD ve İsrail ile aynı çizgide yer alıyor. Pakistan'ın ise İran'la ekonomik ilişkilerini sürdürmesi ve Tahran'ı tamamen dışlamaması, BAE'nin stratejik hedefleriyle çelişiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından da önemli ipuçları taşıyor. Türkiye, Pakistan ile yakın askeri ve ekonomik işbirliği içinde olmasına rağmen, Körfez ülkeleriyle de dengeli ilişkiler kurmaya çalışıyor. BAE ile Türkiye arasında son yıllarda yaşanan yumuşama dikkate alındığında, bu gerilimin Türkiye'nin çıkarına olmayabileceği söylenebilir. Ancak Türkiye, Pakistan'ın bağımsız dış politikasını desteklerken, BAE ile olan ilişkilerini koruma konusunda da hassas davranıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin İslam dünyasında denge politikası izlerken karşılaşabileceği zorluklara işaret ediyor.