Fransız Le Monde gazetesi, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) uluslararası alanda tanınmayan Somaliland bölgesinde gizlice bir askeri üs inşa ettiğini ve bu üssün İsrail ile ABD'nin kullanımına sunulacağını ortaya koyan bir haber yayımladı. Habere göre, Berbera Havalimanı, dünyanın en stratejik su yollarından biri olan Bab el-Mandeb Boğazı'na yakın bir konumda, askeri bir üsse dönüştürülüyor. Bu gelişme, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu arasındaki kritik geçiş noktasında, İsrail'in ilk askeri varlığının tesis edilmesi anlamına geliyor.
Somaliland'deki gizli üs: Berbera'nın stratejik önemi
Le Monde'un "BAE, Somaliland'de ABD ve İsrail için gizlice askeri üs inşa ediyor" başlıklı haberinde, Berbera Havalimanı'nın BAE tarafından kapsamlı bir şekilde modernize edildiği ve buraya 600 metre uzunluğunda yeni bir pist eklendiği belirtiliyor. Havalimanı, Bab el-Mandeb Boğazı'na sadece 300 kilometre mesafede bulunuyor. Bölgede BAE'nin daha önce de askeri altyapı çalışmaları yürüttüğü, ancak bu kez üssün İsrail ve ABD için tahsis edileceği iddia ediliyor.
Haberin kaynağına göre, BAE'nin bu girişimi, İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde İsrail ile normalleşme sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail arasındaki ilişkiler, 2020 yılında ABD arabuluculuğunda imzalanan anlaşmalarla resmen başlamıştı. Ancak, ortak bir askeri üs inşası, bu ilişkilerin askeri boyuta taşındığının en somut göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Üssün, İsrail'in Hint Okyanusu'na ve Afrika Boynuzu'na erişimini kolaylaştırması bekleniyor.
Bab el-Mandeb Boğazı'nın jeopolitik önemi ve bölgesel yansımaları
Bab el-Mandeb Boğazı, Yemen ile Afrika arasında yer alan ve Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan dar bir su yoludur. Dünya deniz ticaretinin yaklaşık %15'i bu boğazdan geçmektedir. Özellikle İsrail için, Eilat Limanı üzerinden yapılan ticaretin büyük bir kısmı bu güzergahı kullanmaktadır. Ancak, Yemen'deki Husiler İsrail bağlantılı gemilere saldırılar düzenleyerek bu ticareti tehdit etmektedir. Yeni üssün bu tehdidi bertaraf etmek amacıyla kurulduğu ileri sürülmektedir.
ABD'nin de bölgede askeri varlığını artırmak istediği bilinmektedir. Pentagon, Yemen kıyılarına uçak gemisi ve savaş gemileri konuşlandırmış durumda. Somaliland'deki üs, ABD'nin Afrika Boynuzu'ndaki diğer üsleri olan Camp Lemonnier (Cibuti) ve Manda Bay (Kenya) ile birlikte bir üçgen oluşturabilir.
Bu gelişme, bölge ülkeleri arasında endişeyle karşılanmaktadır. İran, BAE ve İsrail arasındaki askeri işbirliğini yakından izlerken, Yemen'deki meşru hükümet de kendi toprakları yakınında bir İsrail üssünün varlığına karşı çıkmaktadır. Ayrıca, BAE'nin Yemen'deki askeri varlığı (Sokotra Adası ve Aden) ile birleştiğinde, Bab el-Mandeb'in kontrolü için yeni bir mücadele alanı doğmaktadır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki çıkarlarını doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Somali'deki askeri üssü ve Katar'daki varlığı ile bölgede önemli bir aktör konumundadır. BAE ve İsrail'in Bab el-Mandeb'e yerleşmesi, Türkiye'nin Katar ve Somali ile olan deniz bağlantısını tehdit edebilir. Ayrıca, bu üs, Türkiye'nin Doğu Afrika'daki nüfuz alanına bir müdahale olarak görülebilir. Türkiye, bölgedeki deniz güvenliğini sağlamak için Somali ve Cibuti ile işbirliğini artırabilir. Ek olarak, BAE-İsrail ittifakına karşı Katar-Somali-Türkiye ekseninin güçlenmesi muhtemeldir. Bu durum, Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz'de yeni bir güç dengesi yaratabilir.