Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Merkez Bankası, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesine alınmasının ardından Mısır'ın devlete ait bankası Banque Misr'ın BAE'deki şubelerinde kapsamlı bir denetim başlattı. Reuters'ın aktardığına göre, BAE Merkez Bankası, Banque Misr'ın Dubai ve Abu Dabi'deki şubelerine denetçiler gönderdi. Denetimin, ABD yaptırımlarının kapsamını ve olası etkilerini değerlendirmek amacıyla yapıldığı belirtiliyor. Banque Misr, Mısır'ın en büyük kamu bankalarından biri ve BAE'deki faaliyetleri, iki ülke arasındaki güçlü ekonomik bağların bir parçası olarak görülüyor. Ancak ABD'nin yaptırım kararı, bölgedeki finansal ilişkiler açısından yeni bir gerilim unsuru oluşturuyor.
Yaptırım kararı ve gerekçeleri
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrol Ofisi (OFAC), geçtiğimiz hafta Banque Misr'ı, Mısır ordusuyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle yaptırım listesine eklemişti. Washington yönetimi, Mısır'da artan insan hakları ihlalleri ve demokratik gerileme karşısında, ülkenin askeri kanadına mali baskı uygulamayı hedefliyor. Banque Misr'ın, orduya ait şirketlere finansal destek sağladığı ve bu kuruluşların sivil ekonomiye haksız rekabet oluşturduğu iddia ediliyor. Karar, Mısır'da şok etkisi yaratırken, Başkan Abdülfettah el-Sisi yönetimi, yaptırımların “siyasi saiklerle” alındığını savunarak uluslararası hukuka aykırı olduğunu öne sürdü. Mısır Merkez Bankası ise, Banque Misr'ın ülke ekonomisi için kritik önemde olduğunu ve bu tür önlemlerin iki ülke ilişkilerine zarar verebileceği konusunda uyardı.
BAE-Mısır ekonomik ilişkileri ve denetimin boyutu
BAE, Mısır'ın en büyük yabancı yatırımcılarından biri konumunda. İki ülke arasındaki ticaret hacmi, 2022'de 4 milyar doları aşarken, BAE'li şirketlerin Mısır'da geniş yatırımları bulunuyor. Özellikle emlak, turizm ve enerji sektörlerinde yoğunlaşan bu yatırımların yanı sıra, BAE merkezli bankalar da Mısır'da faaliyet gösteriyor. BAE Merkez Bankası'nın Banque Misr'a yönelik denetimi, Washington'un yaptırım kararının ardından bölgedeki finansal kuruluşların risk yönetimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Denetimin kapsamı hakkında resmi bir açıklama yapılmazken, kaynaklar incelemelerin bankanın genel müdürlük düzeyinde sürdüğünü, şubelerin işlemlerinin ve ABD ile bağlantılı tüm hesap hareketlerinin mercek altına alındığını bildiriyor. Ayrıca, denetim sonrasında Banque Misr'ın BAE'deki faaliyetlerinin kısıtlanması veya tamamen durdurulması ihtimali de masada. Uzmanlar, BAE'nin ABD ile olan güçlü müttefiklik ilişkilerini göz önünde bulundurarak, yaptırım kararına uyum konusunda hassas davranacağını, ancak Mısır ile olan stratejik ortaklığını da tamamen göz ardı edemeyeceğini belirtiyor.
Küresel ve bölgesel yansımalar
ABD'nin Banque Misr'a yönelik yaptırımları, sadece Mısır ekonomisini değil, aynı zamanda Orta Doğu'da iş yapan uluslararası finans kuruluşlarını da yakından ilgilendiriyor. Bu karar, ABD'nin Mısır ordusunun ekonomi üzerindeki kontrolünü azaltmaya yönelik daha geniş bir stratejisinin parçası gibi görünüyor. Ancak yaptırımların bölgesel bir domino etkisi yaratabileceği, özellikle Körfez ülkelerindeki Mısır varlıklarını ve yatırımlarını etkileyebileceği konuşuluyor. Körfez ülkelerinin çoğu, Mısır yönetimine mali destek sağlarken, şimdi ABD'nin bu adımı ülkeleri zor durumda bırakabilir. Öte yandan, Mısır ekonomisi zaten yüksek enflasyon ve döviz sıkıntısıyla boğuşuyor. Bu yaptırımların ülkenin bankacılık sektörünü ve dış finansman erişimini daha da olumsuz etkilemesi bekleniyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen kredi görüşmeleri de bu yaptırım kararından nasibini alabilir. Uzmanlar, bu gelişmelerin Mısır'da ekonomik reformların hızlanması için bir fırsat penceresi yaratabileceğini, ancak kısa vadede daha fazla istikrarsızlık getirebileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Mısır'a yönelik yaptırımları ve BAE'nin denetim hamlesi, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. Türkiye, Mısır ile son dönemde ilişkileri normalleştirme çabası içinde. Ancak bu yaptırımlar, Mısır ekonomisinin kırılganlığını artırarak bölgesel istikrarı tehdit edebilir. Türkiye açısından önemli olan, bu sürecin Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliğine ve Libya dosyasına olası etkileridir. Mısır'da ekonomik zorlukların derinleşmesi, ülkenin dış politikada daha öngörülemez olmasına neden olabilir. Türkiye, bu süreçte diplomatik kanalları açık tutmalı ve Mısır'ın istikrarını destekleyici adımlar atmalıdır. Ayrıca, Türk şirketlerinin Mısır'daki yatırımları açısından da durumun yakından izlenmesi gerekiyor.