İki çocuk babası Singapurlu Xander Ong, kendisine 10 hafta ücretli babalık izni verilmesine rağmen bu süre boyunca işten tam olarak kopamadığını ve birçok babanın benzer zorluklar yaşadığını belirtti. Ong, izinli olduğu dönemde e-postaları yanıtlamak, toplantılara katılmak ve projeleri teslim etmek zorunda kaldığını ifade etti. Bu durum, babaların bakım sorumluluklarını üstlenebilmeleri için sadece yasal izin süresinin tanınmasının yetmeyeceğini, işyeri kültürü ve toplumsal normların da değişmesi gerektiğini gösteriyor.
İzin Belgesi Yetmiyor, İşyeri Kültürü Değişmeli
Xander Ong, finans sektöründe çalışıyor ve 2023 yılında Singapur'da yürürlüğe giren iki haftalık zorunlu babalık izninden önce bile işvereni tarafından gönüllü olarak tanınan 10 haftalık bir izin hakkı elde etmişti. Ancak Ong, bu süre zarfında bile şirket içinde kendisine yönelik beklentilerin değişmediğini ve "kimse benim yokluğumu planlamamıştı" diyerek durumu özetliyor. Singapur'da yapılan araştırmalar, birçok babanın izinlerini tam olarak kullanmadığını veya kullansa bile işle ilgili iletişime açık kaldığını gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun yalnızca yasal düzenlemelerle çözülemeyeceğini, işyerlerinde babalık izninin bir hak olarak görülmesi ve yönetim tarafından teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, toplumsal cinsiyet normları, babaların bakım rollerini ikincil görmelerine neden olabiliyor ve bu da eşit iş yükü dağılımını engelliyor.
Ong'un deneyimi, şirketlerin çalışan babalara yönelik politikaları sadece kağıt üzerinde uygulamakla kalmayıp günlük işleyişte de bu izinlerin gerçekten kullanılabilmesi için destek sağlaması gerektiğini gözler önüne seriyor. Örneğin, izin döneminde işlerin devredileceği bir vekil atanması, iş yükünün diğer ekip üyelerine dağıtılması ve dönüşte kademeli bir uyum süreci öneriliyor. Aksi takdirde, babalık izni çoğu zaman "kesintisiz bir iş yükü ve artan stresle" geçen bir dönem haline geliyor.
Küresel Babalık İzni Karşılaştırması
Dünya genelinde babalık izni uygulamaları büyük farklılıklar gösteriyor. İsveç gibi ülkelerde toplam ebeveyn izninin belirli bir süresini babalara ayırmak zorunlu tutulurken, Japonya'da yasal haklar geniş olmasına rağmen sosyal baskı ve şirket kültürü nedeniyle babaların izin kullanım oranları düşük kalıyor. Singapur'un 2023'te getirdiği zorunlu iki haftalık babalık izni, bölgede ilerici bir adım olarak lanse edilse de uzmanlar bunun yeterli olmadığını savunuyor. Araştırmalar, babaların ilk altı ayda çocuğun bakımına aktif katılımının, çocuğun bilişsel gelişimi ve aile içi eşitlik üzerinde uzun vadeli olumlu etkiler yarattığını gösteriyor. Ong gibi deneyimler, sadece izin süresini uzatmanın değil, aynı zamanda işyeri kültürünü ve toplumsal cinsiyet rollerine yönelik algıları değiştirmenin de şart olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de babalık izni yasal olarak en az 10 gün olarak belirlenmiştir ve bu süre, Singapur gibi ülkelerle kıyaslandığında oldukça kısadır. Ayrıca, işyerlerinde babaların bu izni kullanma oranları düşük seyretmekte; geleneksel normlar ve işveren baskısı, babaların izinlerini tam olarak kullanmasını engelleyebilmektedir. Bu haber, Türkiye'de babalık izninin uzatılması ve işyeri kültürünün değiştirilmesine yönelik tartışmalara katkı sunabilecek bir örnek teşkil ediyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bu konuda çalışmaları olduğu bilinmekle birlikte, uygulamaya geçirilmesi ve babaların teşvik edilmesi önem taşıyor. Aksi halde, Türkiye'de babalık izni çoğu zaman kağıt üzerinde kalan bir hak olmaya devam edecek.