Ukrayna'nın efsanevi Azov Taburu, 2022'de Mariupol kentinin son savunma hattını Rus güçlerine teslim etmesinin üzerinden dört yıl geçtikten sonra yeniden yapılanarak karşı saldırıya geçiyor. Kiev'de konuşlu yeni birlik, savaşın seyrini değiştirmek ve Moskova'ya işgalin bedelini ödetmek için hazırlıklarını tamamladı.
Mariupol'den çıkış ve yeniden yapılanma
Mayıs 2022'de Azovstal çelik fabrikasında kuşatılan yaklaşık 2.500 Azov savaşçısı, Rus güçlerine teslim olmak zorunda kalmıştı. Esir düşenlerin bir kısmı daha sonra esir takasıyla serbest bırakılırken, bir kısmı halen Rusya'da tutsak. Teslimiyetin ardından Ukrayna ordusu, Azov Taburu'nu resmi olarak dağıtmış ancak kısa süre sonra birçok gaziyi bünyesine katarak Ukrayna Ulusal Muhafızları'na bağlı 12. Özel Tugay olarak yeniden yapılandırmıştı.
Yeni tugay, eski Azov komutanlarının liderliğinde hem tecrübeli gazilerden hem de savaşın başından beri eğitilen yeni askerlerden oluşuyor. Batılı müttefiklerden temin edilen modern teçhizatla donatılan birlik, özellikle gece operasyonları ve insansız hava araçları kullanımında uzmanlaşmış durumda.
Karşı saldırı hazırlıkları ve stratejik hedefler
Kiev'deki askeri kaynaklara göre, yeniden yapılanan Azov birliği şu anda Donbas bölgesinde konuşlanmaya hazırlanıyor. Hedef, Rusya'nın işgal altındaki bölgelerdeki lojistik hatlarını kesmek ve kritik noktalara sürpriz saldırılar düzenlemek. Tugay komutanı Binbaşı Denys Prokopenko, "Mariupol'de kaybettik ama bu savaş henüz bitmedi. Şimdi sıra bizde," ifadelerini kullandı.
Analistler, Azov'un sembolik öneminin yanı sıra taktik kabiliyetinin de Ukrayna ordusu için kritik olduğunu belirtiyor. Birliğin özellikle küçük çaplı taarruzlarda etkili olduğu, Rus mevzilerine sızma ve imha operasyonlarında başarılı sonuçlar aldığı kaydediliyor. Ayrıca Azov, Ukrayna ordusunun en yüksek moral ve motivasyona sahip birliklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Rusya'ya mesaj: İşgalin bedeli artacak
Azov'un yeniden sahneye çıkması, Rusya'ya yönelik açık bir meydan okuma olarak yorumlanıyor. Moskova, daha önce Azov'u "terörist" ilan etmiş ve savaşçılarının yargılanması gerektiğini savunmuştu. Ancak Batılı ülkeler, Azov'u terör listesine almadı. Ukrayna yönetimi ise birliğin yeniden yapılandırılmasını "ulusal direnişin simgesi" olarak nitelendiriyor.
Uzmanlar, Azov'un karşı saldırıya geçmesinin Rusya'nın savaş stratejisini doğrudan etkilemeyebileceğini ancak psikolojik ve propaganda açısından önemli olduğunu vurguluyor. Özellikle Mariupol gibi sembolik bir şehirden çekilmek zorunda kalan bir birliğin yeniden saldırıya geçmesi, Ukrayna halkına savaşın kazanılabileceği mesajını veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Azov Taburu'nun yeniden yapılanması ve karşı saldırıya geçmesi, Türkiye'nin Karadeniz güvenliğini ve Ukrayna politikasını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, savaşın başından beri Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklerken, Azov gibi tartışmalı bir birliğin güçlenmesi Ankara'nın denge politikasını zorlayabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Ukrayna ile savunma sanayii işbirliği ve tahıl koridoru anlaşmaları gibi alanlardaki çıkarları, Moskova'nın tepkisini çekmeden Kiev'e desteğini sürdürmesini gerektiriyor. Gelişme, Karadeniz'deki askeri dengeler açısından da yakından izlenmeli.