Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov ile Türk savunma sanayisinin önde gelen şirketlerinden Baykar'ın Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Bakü'de bir araya gelerek savunma sanayisinde ortak üretim çalışmalarını genişletme konusunu ele aldı. Görüşmede özellikle insansız hava araçları (İHA), elektronik harp sistemleri ve insansız kara-hava-deniz platformlarının ortak geliştirilmesi ve modern teknolojilerle entegrasyonu üzerinde duruldu. İki ülke arasındaki savunma iş birliği son yıllarda ivme kazanırken, bu toplantı ortak yatırım ve teknoloji transferi konularında somut adımların atılmasına zemin hazırladı.
Gelişmenin arka planı
Azerbaycan ile Türkiye arasındaki savunma sanayisi iş birliği, özellikle 2020 Karabağ Savaşı'ndan sonra stratejik bir boyut kazandı. Baykar'ın ürettiği Bayraktar TB2 İHA'lar, Azerbaycan ordusunun sahada üstünlük sağlamasında kritik rol oynadı. O tarihten bu yana, Bakü yönetimi yerli üretim kabiliyetlerini artırmak ve dışa bağımlılığı azaltmak için Türk şirketleriyle ortak üretim modellerine yöneldi.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, daha önce Azerbaycan'da bir İHA bakım ve modernizasyon merkezi kurulması planını duyurmuştu. Yeni görüşmede bu merkezin kapsamının genişletilmesi ve elektronik harp gibi alanlara taşınması gündeme geldi. Azerbaycan, bölgesel güvenlik tehditlerine karşı hava savunma ve elektronik harp kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.
Görüşmede ayrıca, Baykar'ın yeni nesil insansız savaş uçağı Kızılelma ve insansız helikopteri gibi platformların Azerbaycan envanterine dahil edilme olasılığı da değerlendirildi. İki ülke yetkilileri, ortak Ar-Ge projeleri ve mühendislik eğitimi programlarına da vurgu yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut
Azerbaycan'ın savunma harcamaları, enerji ihracatındaki artışa paralel olarak son yıllarda yükseliş gösterdi. Bakü, modernizasyon programı kapsamında sadece İHA'lar değil, aynı zamanda hava savunma sistemleri ve elektronik harp cihazlarına da yatırım yapıyor. Türkiye ile bu alandaki iş birliği, Azerbaycan'ın hem askeri hem de teknolojik bağımsızlığını artırma stratejisinin bir parçası.
Güney Kafkasya'da artan jeopolitik rekabet, özellikle Rusya ve İran'ın bölgedeki etkisini dengelemek isteyen Azerbaycan için Türkiye ile savunma ortaklığını daha da anlamlı kılıyor. Savaş uçakları ve zırhlı araçların yanı sıra insansız sistemler, Azerbaycan'ın asimetrik savaş kabiliyetini artırarak caydırıcılık sağlıyor.
Küresel ölçekte Baykar, Ukrayna, Somali ve Pakistan gibi ülkelerle yaptığı anlaşmalarla bilinir. Azerbaycan ile kurulacak ortak üretim tesisleri, Baykar'ın üretim kapasitesini ve teknolojik ayak izini genişletmesi açısından da stratejik önem taşıyor. Bu tür tesisler, aynı zamanda Bakü'nün diğer Kafkas ve Orta Asya ülkelerine savunma ihracatı yapmasının önünü açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu iş birliği, Türkiye'nin savunma sanayisindeki teknolojik üstünlüğünü pekiştirirken, Azerbaycan'ın güvenlik kapasitesine katkı sağlayarak iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı daha da derinleştiriyor. Ortak üretim tesislerinin kurulması, Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlarını artırmakta ve bölgesel savunma ekosisteminde Türkiye'yi merkez konumuna getirmektedir. Ayrıca, bu adım Karabağ zaferi sonrası pekişen askeri iş birliğinin sürdürülebilirliğini garanti altına almakta, Güney Kafkasya'da Türkiye'nin etki alanını genişletmektedir. Savunma alanındaki bu entegrasyon, ileride ekonomik ve enerji iş birliklerine de örnek teşkil edebilir.